A- B (kaç numara oldu unuttum)

B: Ben hep güven arıyorum, her şeyde ve herkeste. Önce güven duymak istiyorum.

A: Oysa aramana gerek yok ki!

B: Neden öyle dedin? Güvenmek benim en önemli problemim.

A: Hani şu sufi Nasrettin hikayesini hatırla, hani içeride anahtarını kaybediyor da, onu daha ışıklı diye dışarıda arıyor ya, işte aynen böyle.

B: Nasıl?

A: Bir dur ve içine bak, aradığın o şey sende.

B: Öyle mi dersin?

A: Dedim ya. Güven bir duygu, his alanı ve o sende var. Sen yıllarca..

B: Kaç yıl olduğunu söyleme 🙂 orası sırlı kalsın 🙂

A: 🙂

Sen yıllarca yanlış yerde aradın. Sufi Nasrettin hikayesi gibi, anahtarı kaybettin, o içeride ama daha aydınlık diye dışarıda aradın.

Sen zaten güvensin, o alan sende.

A: Sağol..

751038286_n

Damla..

Hava çok yağmurluydu, önce yolu yokuş aşağı indikten sonra, yokuş yukarı çıkacağım bölüme geldim. Üstüm başım her yanım yağmur olmuştu. Yolun ortasında durup, soluklanmak için etrafa bakındım.

Ağaçların kuru dalları ıpıslaktı, birden durdum, ıslaklığın özü damlalar. Islak gövdeye tutunmuş bir damlaya bakakaldım. Damla ve ben öylece bakıştık.

Birden tüm ıslaklığım, yorgunluğum gitti, içime bir gülme geldi.

Damla ve ben.. Ben ve damla..

Hani ‘yalan dünya’ derler ya, işte o an anladım ki, dünya yalan falan değil, basbayağı gerçek.

Ama damlada iki farklı şey var:

Birinde, gerçekliği ve formu içinde damla var.

İkincisinde, damla ve onun verdiği bir his var. Hoşluk gibi, hoşnutluk gibi.

Damlanın senden hoşnut olması, senin damladan hoşnut olman gibi. Öyle bir şey, hoş bir an.

Ve dünya yalan falan değil, gerçek.

Dünya var ve o formun içinde bir his var. Belki keyif gibi.

depositphotos_2417549-stock-photo-rain-drop-hung-on-an.jpg

CHURCHILL terzi hikayesi..

Churchıll: “Beni en iyi anlayan terzimdir çünkü her gördüğünde ölçümü yeniden alır” demiş ya, işte ne doğru söylemiş.

Her şeyin sürekli değiştiği bir evrende belki de en büyük sorunumuz, inatla herkesi ve her şeyi ‘aynı- sabit’ sanmamız. Her doğan gün aynı olmadığı gibi, güne uyanan da aynı değil ama gel de anla.

Yıllar önce tanıdığımız insan, eskisiyle aynı değil. Bunu fark edersek ve her gün değişen enerjiyi görürsek, insanların ve şeylerin derinliğini keşfetme şansımız olabilir.

Her gün yeni olanı görmeye başlamak, bir şeyleri anlamanın anahtarı olabilir.

Ağlamak..

Ahh nasıl da ağlayasım var bu sabah

ama güne yazık olur böyle ağlamak.

Olmaz!!

Artık olmaz böyle şeyler için ağlamak.

Her zaman arkamızda olan koca bir düzen var,

onu yok sayıp ağlamak olmaz.

Eskiden olurdu ama artık olmaz!!

***

Yine de biliyorum ki bu sabah,

çok ağlayasım var.

Hem zırıl zırıl ağlamak,

hiçbir şey bilmiyor gibi ağlamak,

her şeye yeni başlamış gibi

ama artık olmaz!!

Yapılmaz.

***

Önce bir ben varım.

Bunu iyice anlarsam hiçliğimi belki anlarım.

Önce ben varım.

***

Hakikaten de,

insan saçma şeyler için ağlarken

ne kadar çirkin

ve gülerken ne kadar güzel.

İnanılmaz.

***

Saçma ağlayışlar diyorum çünkü

orada egosal dirençler var.

İnsanı aşağı çekmek isteyen bahaneler.

Ama bir de hep iyi olmanı isteyenler var.

İşte bunu bilince olmaz!!

***

Böyle dibe batma isteği anlarında iki yol var;

ya bırakıp batarsın dibin dibine,

sonra pişman olsan da olmuştur bir kere ve

bu kez de toparlanmaya çalışırsın.

Yolun biri bu.

***

Diğeri hiç girmemek bu oyuna,

dahil olmamak,

ne yapıp edip o kurgudan sıyrılmak.

Çünkü buradayım,

ben varım

ev boş değil,

evin bir sahibi var.

Onu hisset, bunu anla.

***

Yok ki hiçbir şey,

Kimse sana hiçbir şey yapamaz,

kimse kimseyi değersizleştiremez,

sen istemedikten sonra.

Peki ya sen,

sen neden değersiz hissedersin bazı zaman?

Düşün istersen.

***

Bildiğimi söyleyeyim o zaman:

Zamanın bir yerinde

belki çocuklukta, belki az büyüyünce

bir şey yaşanmıştır,

olmuştur bir şeyler

ve o olduğunda

sen kendini hatalı bulmuşsundur.

Muhtemelen yaptığın, kendi vicdanını rahatsız etmiştir.

***

Vicdanın sesi her zaman güçlü değildir,

bazı dönemler o hiç duyulmaz, bir fısıltı gibidir.

İşte öyle anlarda,

o fısıltı hiç duyulmamıştır.

***

Belki küçük bir şeydir o yaptığın ama

bilinçaltın onu devleştirir.

Büyüt büyüt taa Fizan’a kadar büyütmüştür.

Onun işi bu; olayları büyütmek

ve konu büyümüştür.

O yüzden bilinçsizce kendini değersizleştirir, cezalandırırsın.

***

Birinci yol, kapılıp gidebilirsin.

Ve ikinci yol:

Herkes bir şeyler yapar, yaparken hatalı yapar, vicdansız yapar

ama olan bitmiştir.

Şimdi yapacağın bundan öğrenmektir.

***

Olan oldu, geçen geçti,

bir sorumluluğun yok.

O kadar biliyordun,

ondan öyle yaptın.

***

Ve hiç unutma;

aslında bir anlamda

o yaptığın şey, karşı tarafın yapılmasını da istediği şeydir.

Onunda ona ihtiyacı vardır.

Yoksa olmazdı o şey,

olamazdı.

Anahtar kilide uymazdı.

Uyduğuna göre;

olan, o zaman için uygundur.

***

Hem o zaman da vicdan daha sesli uyarabilirdi

ama fısıltıyla söylendi.

Yani onun sorumluluğu da var.

Her şeyi bedenli sen mi bileceksin?

Neticede büyük sistem için her bedenli insan,

bizim çocukların yaptığı şeyleri görmemiz gibi

görülür başka alemde,

yani bilinçsiz.

Bedenli insan bir bebektir, bilen alemin gözünde.

***

Ee bu durumda,

o yanlış yaptığını düşündüğün şey için,

şimdi vicdanın seslenince bilinçaltın onu büyüttü ya

oysa;

yok öyle bir dünya!

Burada sen kendi cezanı kendin kestin.

Kendini cezalandırdın,

bilmeden razı oldun.

Bilinçsizce razı oldun.

Oysa olma!

***

Sen bir temsilcisin.

Temsil ettiğin makam değerli,

o makamın ifadesisin.

Zamanın bir yerinde yaptığını düşündüğün şey için kendini cezalandırma,

ezdirme,

değersizleştirme,

sen değerlisin!

***

Öyle herkesin dediği gibi lafta değil,

“Her insan değerlidir, değerini bil” değil.

Sen değerlisin çünkü

bedenin değil,

temsil ettiğin makam değerli.

***

Kendini cezalandırma

çünkü sen bir aracısın,

bedenli halin bir aracı.

***

Bağlı olduğun sistem sana artık kendini hissettirdiği için

olmayan suçu üstlenip,

suçlu psikolojisinden çıkamayıp

kendini cezalandırıyorsun,

hem de bilinçsizce.

***

Oysa rahat ol

hepsi geçti.

Sen bir kulpsun,

bedenin kapı,

kapıyı açacak o

ve artık o kapı açıldı.

Kilit kapıyı açtı.

Şimdi tam zamanı.

***

İnsanların cinsiyeti işi eşi ailesi eğitimi mesleği şekli hep önemsiz bahane,

yani dünyasal işler.

O da gerek tabii

ama kapıyı sana açan onlar değil,

evin sahibi başka.

O bu etiketlerden bağımsız

ve o her zaman değerli

o vicdanın sahibi.

***

Sakın sen kendini cezalandırma

kurban psikolojisi dönemi bitti

sen hayatı güzelleştir

önce kendine hayatı güzelleştir,

sonrası zaten iyi.

***

Vicdana aykırı yapılan bir şey varsa

cezayı çekecek bir makam vardır.

O güzel ev sahibinin kendisi

çünkü senin aracılığında dünyayı o öğreniyor.

O zaman bilememişti

artık biliyor merak etme

o da öğrendi.

***

Kendini suçlama

elinden geleni iyi yap ve hayata bırak,

emek ver ve bırak,

güzel ol ve bırak.

Kimseyi kendinden üstün bilme.

Bedenler bir

ev sahibi bir

şu anda farklı görünse de öğrenci öğreten bir.

Suç yok

ceza yok

sadece arınmak var.

***

Zamanı gelince

arıtan ateştir.

Ateş ustadır,

ondan geçen yanarak arınır.

İçsel dışsal ateş

işte o arındırıcı.

***

Ateş rehberdir,

tıpkı suyun rehberliği gibi.

O zamanı gelince yanar.

Temizliği bitince şiddeti azalır.

Sakın merak etme..

***

Hem şunu da unutma;

hafif bir ateş,

hani çok eskiden köylerde olurdu ya

gözle görülmeyen, kıvılcımsız ateş

o belki de kor,

işte o;

bedeninin en temelinde

yani kök yerinde

sessizce hep yanar

zaten yanması da iyidir

ufak mikropları kırar

ve hayata tutundurur seni.

***

Bedeni mikroplar talan edince

o küçük alev yangın yeri olur

tüm benliği, bedeni sarar

ve illa ki mikropları kırar.

O yüzden merak etme

ateşte kırılan mikroptur

ev sahibi değil.

***

Sonra zamanla

ateş kül olur,

kül topraktır aslında,

sonra toprak sıkılaşır

metal olur o,

sonra metal erir su olur

ve su besler, ağaç olur.

***

Ve hava

her aşamada olayın içindedir

bilgiyi iletir,

birinden diğerine geçirir.

En sonunda ferah bir nefes aldırır.

***

Bu döngü bitmez.

Yeni öğrenilecekleri tekrar başlatır..

***

Hayat işte

alem işte

yaşam bu işte.

***

Sakın korkma!!

Kurulu bir düzen var.

Yoldan çıkmaya niyet etmezsen,

düzen seni hep toparlar.

O yüzden merak etme.

***

Cezayı hak etmiyorsun,

sadece öğreniyorsun

herkesle birlikte.

***

Sen iyiysen

dünyan iyi

o yüzden dik dur

iyi ol..

Vakit sorumluluk alma vakti

buna gücün var.

Anahtarsın dedim unutma!

***

Kapıyı açabilirsin

kapının girişi sende

uygun şifreyle

kilidi çevir.

***

Haydi hep birlikte

çünkü bitti hepsi..

Yeni-Var-D-k-m-Tanr-Kilit-Anahtar-Bulmaca-Oyuncak-IQ-ve-EQ-Zihin-Zeka-I.jpg