Montaigne- Denemeler’den.

Montaigne’nin Denemeler’ini severek okumuştum. Kitaptan unutmadığım iki paragrafı paylaşmak istedim:

“Aşırı korunma saldırana hem istek hem de hak kazandırır. Her korunma, ister istemez savaşçı bir kılığa girer.”

“Ben kadere seve seve boyun eğebilir, kendimi onun kollarına bırakabilirim. Böyle oluşumdan da bugüne dek zarardan çok yarar gördüm. Kader hep benden daha akıllı davranıp benim çıkarımı benden daha iyi sağladı. Yaşamımda başarılmış zor, ya da belki akıllıca denebilecek birkaç eylem vardır. Bilin ki bunlarda benim payım üçte bir, kaderin payıysa en az üçte ikidir. Bence başarısızlıklarımız kadere yeterince güvenmemekten ve elimizde olmayan bir gücü kendi davranışımıza bağlamaktan geliyor.”
Montaigne4

nokta- bütün

İnsanoğlu önce kendini dünyanın merkezinde görür. O kadar önemlidir ki, her şey onun başına gelir.

Biraz dışarıdan bakınca ve zamanla, sıradanlığını anlar, artık önemsizdir, zaten herkes bir şey yaşıyordur.

Ve daha da dışarıdan gördüğünde, noktanın içindeki her noktanın ne kadar değerli olduğunu görür.

O zaman anlar; en altta kendini kibirden önemli görürken, biraz dışarıdan önemsizliğini ve tek olan asıl yerde önem değil, değer olduğunu.

İnsan olmak önemlidir, kibirden değil, özünden dolayı.

Netice; içeriden ve dışarıdan her şey farklı görünür.

-است-و-باغچه__-های-تهی-ز-ميخک-من-357j6uwf22tcth7l2zwoow

“Maya, Rüzgar ve Ketu”

“Maya, Rüzgar ve Ketu” basıldı ve internet kitapçılarında satışta 🙂 Mazur görün yaşadığım ilklerin sevinci 🙂

https://www.odakitap.com/index.php?p=Products&q_field_active=0&q=Maya+R%C3%BCzgar+ve+Ketu&q_field=

https://www.pandora.com.tr/Arama?text=Maya%2C+R%C3%BCzgar+ve+Ketu&type=3&araButon=

https://www.nezih.com.tr/urunler/maya-ruzgar-ve-ketu-aydek-sultan-ozdemir-akiltasi-yayincilik-327843

https://www.babil.com/maya-ruzgar-ve-ketu-kitabi-aydek-sultan-ozdemir

Bu arada e-kitap olarak bir aydır google play’de.

https://play.google.com/store/books/details/Aydek_Sultan_%C3%96ZDEM%C4%B0R_Maya_R%C3%BCzgar_ve_Ketu?id=29ZdDwAAQBAJ

Hayat.

Hayat öyle bir şey ki, tam rahatladım derken yeni bir şey çıkarır. Bu defa o düzelir, ‘ohh’ dersin, bir şey daha çıkar. Çünkü “hayat” zaten budur. Düzene giren her şey, bir şekilde tekrar bozulur. Maharet bunlara çok takılmadan akmaktır. Tıpkı denizde yüzmek gibi.

Deniz bazen sakindir, bazen dalgalı. Sakinse her şey kolaydır, dalgalıysa maceralıdır ve bir şekilde hepsi geçer. O dalga geçerken dibe batmadan geçip, devam edebilmek, işte güzellik budur. 🙂

Olur, sev, tüm zamanlarda.

Kadın, adama sordu: “Seni sevebilir miyim?”

Adam: “Olur, sev” dedi.

Kadın: “Olur, seveyim.”

Adam: “Sev, tüm zamanlarda.”

                                  ———-

Kadın şimdi bu anıyı hatırlarken, hafifçe doğruldu: “Bazen ona çok kızsam da, o bana zamanın bir yerinde ‘Olur, sev, tüm zamanlarda’ dedi. Sevmem için alanımı sonuna kadar açtı. Onu severken, sevmenin; katlanmak değil, rıza göstermek olduğunu anladım.

Sanırım sevmek her haline eyvallah demek gibi. Sevmek, buna niyet etmek gibi.”

1DAVID-47.jpg