Kendine iyi bak..

Dün çok rüzgar esti, belki yağmur yağmadı ama rüzgar sertti, acımasızca savurdu her şeyi, içinde sanki şefkat yoktu, belki robot gibiydi ve sadece programında yazıldığı gibi esti geçti.

Ama olsun, rüzgar nasıl eserse essin, her şey sende, düşsen de kalkmak senin elinde, o rüzgar ama belki sen güneşsin kendi merkezinde ya da belki ay, belki her neysen o..

Ne olursa olsun sen varsın her dış koşulun tam merkezinde, dıştakiler değişir öyle veya böyle, oysa merkezdeki oradadır, yaz ve kış her mevsimde, onun çevresi değişir  ama özü değişmez, sadece kemalleşir, olgunlaşır, sadeleşir, bir gün gelir her şey tekrar BİR’leşir.

Hayat böyle, düşme ve kalkmalar öğretir, o yüzden kendine iyi bak, her şey sende gerçekleşir.

Beklemek...Embedded

 

Bilgiyi paylaşmak..

Bildiklerinizi paylaşın, bilgiyi paylaşın, onu kendinize saklamayın, ne biliyorsanız onu ilgilisiyle paylaşın. Çünkü bildiklerimiz onu bir konuda kullanmak için, bir şeylere katmak için vardır. Bildiğimizi bir şeyler için kullanırız ve bilgi kullandığımız şeyin içinde karışır, tıpkı çorbadaki tuz gibi, bilgi tuzdur, çorbaya katınca tuzun kendisi görünmez ama tadı çorbanın içindedir. Vardır ama yoktur çünkü bir şey için kullanılmıştır.

Hepimiz farklı konularda bir şeyler biliriz; arabanın motoru nasıl değiştirilir, bulgur pilavı nasıl yapılır, çay nasıl demlenir, DNA yapısı nasıldır, ikiz elektron nedir, ayakkabı nasıl boyanır? Bildiğiniz ne olursa onu paylaşın, kendinize saklamayın, saklamak isterseniz bilgi çürür ve sizde sıkıntı yaratır.

Bilgi anlık kullanılmak içindir, o anda ne yapıyorsak onun içine katmak içindir, alınıp zihin kasasında saklamak için değil.

Bildiğinizi paylaşın, ahkam kesmeyin sadece paylaşın. Bilgi ve siz ayrısınız, bilgi malınız değil, o sadece var. Siz sadece onu yeni bilgiye geçene kadar misafir edebilirsiniz. Herhangi bir konuda bildiklerinize malınız gibi yapışmayıp, bilgiyi değerlendirip, sunarsanız rahat edersiniz.

Bilgi var, onu emek verirseniz alırsınız ama o hiç kimsenin malı değildir.

Bilgiye hakkını vermek onunla hemhal olmak ve değerlendirmektir. Aldığın bilgi ne işine yarayacaksa o şekilde değerlendirmek.

Bilgiyi kendinde hapsedemezsin, o zaman durgun su gibi olur ve çürür, işe yaramaz. Bilgi başka bilgilerle kaynaşır yeni bilgi olur, yani onu sabit tutamazsın, öyle bir dünya yok.

Yalnız şu da var, mercimek çorbası yapmak istemeyene zorla çorba tarifini verme, olmaz o iş, mercimek çorbası tarifini onu bilmek isteyene ver ki değeri olsun.

Gerçek bilgi nasibinde olana verilir, bir hak edişi, bir bedeli vardır ve alınan her bilgi için bir bedel ödenir. O ödenen bedellerle hak ediş sağlanır. Bir şey verirsin ve bir şey alırsın, takas.

Bildiklerini paylaş, isteyen ve hak edenle paylaş çünkü bilgi paylaşılmak yayılmak ister. Bu neden önemlidir?

Eğer kendinde olan bilgiyi paylaşmazsan o kendini farklı şekilde etrafa yayar. Çünkü yayılmak ister. Saklanan bilgi, kullanılmadığı için durgunlaşır. Ve hayatın esası kendinde olanı paylaşmak üzerinedir. İnsanın kendisi de bir bilgidir ve tüm hayatı boyunca bir şeylerle temas eder, alır ve verir. Elma ağacı da bir bilgidir, meyvesini olgunlaştırır, ağacın meyvesi bilgisidir ve o bilgiyi birileri alır, yer, kendine, hücrelerine katar. Hayatın içinde kimse kendisi için var değildir, herkes bir şeylere vesiledir, aracılık eder. Çünkü her şey birbiriyle görünmez bağlarla bağlıdır, paylaşımın içinde olmazsan burada olmanın anlamı yoktur. Paylaşırsan aklın ve bedenin rahat eder, doğal döngü içinde olursun.

Peki ya paylaşmazsan, katkı sunmazsan ne olur? Durgunlaşırsın, hantallaşırsın, dışlanırsın. Bilgi yayılmak ister, eğer sen onu yaymazsan o kendini hastalık şeklinde yayar. Yani kontrolsüz büyüme beden içinde, durgunlaşmış enerjidendir.

Enerjinin durağanlaşmaması, hastalık oluşturmaması için, bildiğini bilmeyi isteyenlere ver, döngü rahatlasın, sen rahatla. Unutma hepimiz zaten bir bilgiyiz ve kendimizde olanı verdikçe, boşalan yere tam ihtiyacımız olan yenileri alırız.

Netice sağlığın bir parçası olarak paylaş ki enerjin rahat aksın, tıkanmasın, ferahlasın.

20180430_200218

Af..

Bazen insan vicdansız davranabilir ya da hata yapabilir ama bir zaman içinde bunu fark edip kalben özür önemli. Kalbin af dileği koşullar gereği bazen sadece kalpten zihin bağlantısına geçer, bazen de dile dökülür. Ama her zaman dile dökülme koşulu olmaz. Netice hatayı kalben idrak ve telafi isteği önemli.