İnsan bilinci..

İnsanın bilinci kimseden bir şey beklemediği zaman açılıyor, sadece sen ve senin gayretin, emeğin var. Dayanağın sadece sen ve inancın varsa seni yaradan. Bu diğerlerinin düşman veya kötü olduğunu göstermiyor, yani şöyle; evet yanında seni destekleyenler olabilir ama bir anda hiçbiri de olmayabilir. Dost, eş, aile, adına ne dersen de, bir anda tersine dönebilir. İşte öyle anlarda ayakta durabilir misin? Hiç kimseye hesap sormadan, bağlantını koruyarak güvenle yoluna devam edebilir misin? Hayat böyle bir şey, birileri var ama yolun yoldaşı sensin, bunu yapabildiğin oranda huzurdasın. Her insan yolunda kendiyle, hayat böyle.

Yıl sonu..

Yılın bitmesine az bir zaman kaldı, bu aralar insanların genel günlük ahvalleri dışında bir de yılın muhakeme zamanları oluyor haliyle. Geriye doğru bakıp şunları gözden geçirme zamanı:

1.Neyi eksik neyi fazla yaptık, bunları nasıl dengeleriz?

2.Kalbimizdeki saklı hayallerimiz için bir şeyler yapabildik mi?

3.Hayatın tadını tuzunu, kıymetini alabildik mi?

Ters etki..

Bazen karşınızdakinin söylediği kötü sözler, sizde iyiyi çıkarmak için vesile olabilirler. Size şişman, çirkin, aptal, ezik deseler ne fark eder? Bu söylenenler anlık tepkimeler, herkes anlık bu hallere girer. O an birine öyle görünmüş olabilirsiniz ama bu geçer. Eğer gerçekten öyleyseniz de, söylenenler tersini çıkarmanız için vesiledirler.

Bekle..

Evet bazen öyle olur, istiyorsundur bazı şeyleri ama yapamıyorsun ya da olmuyordur. İşte o zaman dür bük kaldır isteğini, bırak hepsini. Gerekirse istemeyi de bırak. Geride sadece boşluk kalsın, saf temiz bir boşluk. Bir şeyi zorlama, o gerektiğinde kendi dolsun. Sen zorlama, gelecek olan güzellikler kendi gelsin, hafifçe ve naifçe. Sen sakince bekle. Beklemekte meziyettir ve bazen düzene girmek için sadece o gerekir.

Gamer..

Mesela kediler kafalarına koyduklarını mutlaka yaparlar, yeter ki onu yapmayı istesinler. Bundan alınacak çok ders var. Benim oyuncu, afacan kedim Gamer olmayacak bir şeyi fark ettiğinde, onu oldurmak isterse, sen gözünü açıp kaparken anında yapar, mesela 5 metre yukarıdaki dolabın üstüne birden sıçrar veya avuç içi kadar bir deliğe aniden girer, aslında oraya sığması mümkün değildir ama o isterse sığar. Sınırları yoktur, tek sınır onun isteğidir. Ona yapma, dur demek beni yorar, strese sokar ama onun için sorun yoktur, yine isterse yine yapar. Nereye kadar? O bıkana kadar. Yani sınır kendisinin ondan sıkılmasıdır. İşte diyeceklerim bu kadar, bundan anlayan için ibretlik çok şey var; mesela kafana koyarsan, yapmak istersen yapmanın bir yolunu bulursun gibi.

(Kardeşi Tiger’in aksine beş kediye bedel yaramazlığıyla beni bazen çok yorsa da evin neşesi afacan Gamer, ben ona artık afacan değil evin neşesi diyerek yaramazlığını azaltmayı deniyorum, taktik işte, ya tutarsa.)

Tiger..

Mesela kediler gün içinde meraktan her türlü pisliğe bulaşır ama akşamında en derin şekilde temizlenir. Belki de insanın yapması gereken de budur. Günü yaşarken kaçınılmaz olarak türlü durumlardan geçeriz; öfke, kibir, eziklik, çaresizlik, umutsuzluk, işte bunların hepsi insanı kirleten pislikler. Ve günün sonunda, tıpkı bir kedi gibi davranıp, vicdanımıza sormalıyız, ne eksik ne fazla oldu, düşünüp, en derin şekilde temizlenmeliyiz çünkü ruhun gıdası da arınma. (Arınmış, tertemiz bir kaplan Tiger, bir kaplanınız varsa daima güvendesiniz) Çocuğum çok ciddi çünkü gün boyunca her yerde dolaşmış, düşen yaprakları, esen rüzgarı takip etmiş, o yüzden yorgun olmalı. Şaka bir yana Tiger zen budist gibidir, sakin, olgun, huzur veren, hep var olsun.)

IMG_20220908_223659