Yeniden başlamak..

İnsanların en güzeli bir konuda sorun fark ettiğinde tam olduğu yerden ve andan itibaren onu düzeltmek için bir şeyler yapabilendir.

Yani mesela; bir rahatsızlığı var ve sıkıntı yaşıyor. Mesela çok sigara veya alkol alıyor veya çok yağlı aşırı yiyor, bunların sorun yarattığını anladığında sorumluluğu sadece karşısındakilere bırakmayıp, yani kendini kurban görmeyip, olduğu an ve yerde bu durumu düzeltmek için bir adım atma cesaretini gösterebilen insan güzel insandır.

Kaç yaşında olursa olsun, ne koşulda, ortamda olursa olsun, o olduğu yerde bir şeyleri değişik yapma cesaretini gösterebilen doğru insandır.

Sorunu yaratan şeyleri adım adım veya birden hayatından çıkaran, mesela öncesinde hareketsizse hareket etmeye başlayan, az su içiyorsa bunu artırmaya başlayan, kötü besleniyorsa temiz beslenmeye başlayan insan doğru yapan insandır.

Hiçbir zaman ve koşulda; amann çok geç, artık olmaz demeyen, dur bakalım yapayım, ne olursa görelim diyebilen ve düzelmek düzeltmek için gayret eden insan düzgün insandır.

Sağlık konularında olduğu gibi ruhsal düşünsel konularda da bu böyledir; benden geçti demeyip, mesela yalan söylemenin, dedikodu yapmanın, hep başkalarını eleştirmenin kendini giderek girdaba karanlığa soktuğunu anlayıp bir yerden başlayabilen insan güzeldir. Mesela bir karar alıp, artık ne olursa olsun yalan söylemeyeceğim diyebilen ve bunun neler getirebileceğini gözleyen, enerjisinin çevresinin nasıl değiştiğini gören insan doğru insandır.

Hangi yaşta olursa olsun bir şeyler öğrenmeye çalışan, zihinsel faaliyet içinde olan insan güzel insandır.

Ama tüm bunları yaparken, beklenti içinde olmayan, sadece bir de böyle yapayım, bakalım nasıl olacak diyecek kadar bunu hesapsız yapabilen insan güzeldir.

Her zaman, her koşulda, her yaşta, her ortamda yeniden başlayacak gücü bulan insanlardan olma dileğiyle çünkü bunu yapabilen insan, her zaman her şeyin değişebileceğini, düzelebilme potansiyeli olduğunu bilen insandır. Bu dünyada iyi dediğimiz veya kötü dediğimiz hiçbir şey değişmez ve sabit ve kalıcı değildir. Her şey istisnasız değişir. Bu şeyler iyiyse bir gün değişebileceğini bilip tadını çıkarın, güzel şeyler yaşadığınızı bilin, kıymetini anlayın ve kötü dediğiniz bir şeyse ya düzeltmeye çalışın, ya bırakın gidin ya da hiçbir şey yapamıyorsanız derinden duruma teslim olun ve direnmeyi bırakın çünkü nasıl olsa bir şekilde o da değişecektir. O değişimin şeklinin nasıl olacağını hayatın yaratıcılığına bırakın.

Nerede bulunuyorsanız oradan yapabilecekleriniz mutlaka vardır, yeter ki başlayın, amann ne olacak bundan sonra’cılardan olmayın. Hatta bir laf vardır Anadolu’da; “Amann bundan sonra göğerip bostan mı olacaksın?” 🙂 Yani bu yaştan sonra yeşillenip, ürün mü vereceksin diyor. Oysa evet verebilirsiniz, hem de her yaşta.

Ve şunu hiç unutmayın alınan her nefeste, o son alınan nefese kadar, sizden hala metafizik alanda umut vardır, o umudu boşa çıkarmayın, yani deneyin olmasın ya da deneyin olsun. Önemli olan yapma, deneme, değiştirme, dönüştürme gayretiniz, bunu hiç aklınızdan çıkarmayın.

Screenshot_2020-05-17-17-46-00

Dedem- kısmet..

Rahmetli dedem derdi ki: “Yersen kısmet, yemezsen kısmet değil.” Yani sadece kısmet demekle iş bitmiyor, kısmet olmasını istediğin şey için bir şeyler yapman gerekiyor, eylem yani, harekete geçmek, emek vermek. Netice doymak için uzanıp lokmayı ağzına atmanın gerektiği gibi 🙂 yersen kısmet oluyor.

Nefes..

Derin, sakin, güzel bir nefes al hayattan ve o nefesi göğüs bölgesine getir ama sakince! Eğer ihtiyacın o an sevgiyse nefesin kalp bölgesini pembeye boyasın, şifaysa ihtiyacın nefesin kalp bölgesini yeşile çevirsin ve hep sakince. Telaşa gerek yok, her şey olabildiğince..

IMG-20200516-WA0020

Neşe..

İnsanlar sürekli sorarlar, nasıl daha neşeli olabilirim?

Aslında bunu anlamak için bir deliye bakın mesela, hani her mahallenin bir tane olan delisi var ya, işte ona; deli itilse kakılsa da yine neşelidir, düşse de gülerek kalkar, bazen düşürene öfkeyle saldırsa da birden durabilir, hiçbir şey olmamış gibi gülerek yoluna devam eder veya bağıra çağıra yoluna gider, muhtemelen yol üzerinde başka bir şeye takılır ve biraz önceki konu unutulur.

Yani işte aynen böyle 🙂

Gelelim neşeye; tabi ki deli olmayın, insanların sizi itip kalkmasına izin vermeyin ama yaşadıklarınıza saplanıp da kalmayın asla, aynen o deli gibi düşseniz de kalkabilin, hayat zaten bu ya…

Hayatın olayları hepimiz için o deliyi itip kalkan kişiler gibidir aslında, işte o anlarda o deli gibi yapın, olayı çok içselleştirip büyütmeyin, hafife alın, belki bazen olaylara saldırgan cevap vermeniz gerekebilir, deli gibi dövmek isterseniz dövün bazılarını ama sonrası size bağlı olsun. Yani konuyu uzatmayın, hoşnut olmadığınız kişi ve olayları sürekli yanınızda taşımayın. Hani çocuklar der ya; acımadı ki diye, acısa da aldırmayıp devam eder ya, işte öyle.

Netice gereksiz ciddiyet her zaman derttir kişiye, hepimize.

Takıntılarımız, dertlendiklerimizin altında, bazen derinde bazen hafif yüzeyde her zaman neşe bir yerde vardır daima. Onu çıkarmak her gün atacağımızı adımlara bağlıdır, bazen birden olur ama genelde her şey emekle, davranış değişikliği ile olur.

Bilinçli çabayla üzerinde çalışılan, odağa konulan her şeye hayat cevap verir mutlaka. 20200524_193752