Ben ve O..25

O: Hani ‘mızmız enerji’ diye bir şey var biliyor musun? Yani biliyorsun aslında çünkü hep kullanıyorsun. Ve benden sana bir tavsiye bu ‘mızmız enerjiyi’ kullanma..

Kimse veya şey için kendini yıpratma..

Kendinin kıymetini bil.. hep diyorum bunu sana.. Sen olmayınca hiçbir şey yok bu dünyada.. Gerekirse.. es.. yağ.. gürle ve o ‘mızmız enerjiyi’ kullanma..

Ne istediğini bil ve isteklerin için uzan.. Sen uzanırsan isteklerinde sana uzanır unutma.. Denersin baktın oldu.. olur, olmadı.. olmaz. sorun yok bunda.. yeter ki o ‘mızmız enerjiyi’ kullanma..

Bu akşam bu, sana hediyem.. ‘mızmız enerjiyi kullanma’ bu benden sana tavsiye..

Ben: Tamam, düşünürüm

O: Olur..Düşün..

751038286_n

Ben ve O..24 ve Sera

Ben: Benim sadece kendim olmam gerekir, kendime merkezlenmem gerekir, ben, bende olayım artık, zihnim gitmesin başka alemlere, önce kendimde olayım, sürekli kendimde olayım, önce bir bu olsun, biliyorum bu geçer, ben mi varım ki, kendimde olayım diyorum. Hiçbir şey yok ve ben, bende olayım diyorum. Aslında nerede olursam olayım bendeyim belki de, bilmiyorum.

Sera: Kendine iyi davran, zorlama

Ben: Zorluyor muyum?

O: Hem de nasıl.. sonsuz içinde sonsuz.. ve sen hepsini unutup..sadece kendini Aydek sanıp..onu son sürat sona gitmesi için zorluyorsun.. bırak onu..zorlama.. o sadece sonsuzun içinde bir aracı..bunu anlaman çok mu zor..  rahat bırak onu..o ne tek.. ne de son..sonsuz içinde bir ara yolculuk aracı.. rahat bırak onu..

Ben: Bu ne demek, nasıl bırakayım onu, ben bırakırsam ne yapar, başıboş, bir düşünsene, hep ben mi düşüneyim bunları, sadece söylediğini biliyorsun, beni hiç anlamıyorsun

O: Farkında mısın..

Ben: Evet, fark ettim, tamam, aynı döngü, dahil olmayacağım, anladım

O: Tamam o vakit.. bırak Aydek neşeli olsun, keyfi iyi olsun.. başka ne yapabilir ki.. o sadece aracı.. sen onda ol.. iyi olmasını teşvik et.. iyi olacağı anlarda olsun.. bu kadar..

Ben: Tamam, o acı çektirme ve zorlama döngüsüne girmiyorum bugün, yarını bilmem artık

O: İstediğini yap, sen bilirsin..

Ben: Sanki istediğime bırakıyorsun da,

O: İsteğin acı çekmek mi? Bir daha bak..

Ben: Değil tabi ki, tamam

O: Ee o vakit..

Ben: Tamam

Sera: Aydek’e iyi bak.

jks3

Ben ve O..23

Ben: Bu bana ne anlatmak istiyor, ne oluyor bir anlasam, kapı duvar sanki, taş duvar..

O: Gözünü kapat ve sor.. ne anlaman gerekiyor..
Ben: Ya bu çok komik aslında, tam önümde bir taş duvar ya da karlı buzlu bir dağ, geçit vermiyor sanki.. Aslında her şey çok komik, o dağ, sadece gözlerime baksa, biliyorum eriyecek, sadece baksa..
O: Sen mi baksan
Ben: Ben bakarım zaten, o baksa..
O: Ee bir dene o vakit, sen bak..
Ben: Öyle mi?
O: Öyle.. yıkılsın o duvar.. yık o dağı..erisin.. un ufak olsun o karlı buzlu dağ.. dağıt onu..
Ben: …
O: Tamam o vakit.. Aslında sadece şunu yapsan da olur..
Ben: Neyi..
O: Kapa gözlerini ve o buzları kır ve dağıt o duvarı, var gücünle dağıt.. ee haydi..başla
Ben: Sahi mi?
O: Kapa gözlerini
Ben: Tamam..kapadım..
O: Yaptın..
Ben: Yaptım.. olduğu kadar..
O: Olsun.. oldu..
Ben: Bitti
O: Bitti.. Ne gördün..
Ben: Korkunç acı, sert duvar ve buz, acı.. buna gerek yok..
O: Buna gerek yok.. Aslında hiçbir şey yok..
Ben: Sanırım..
O: İyi misin?
Ben: İyiyim
O: Tamam
Ben: Tamam..
751038286_n

kung fu panda

Hep ciddiyet olmaz bu hayatta, hani hep diyorlar ya ‘içindeki çocuk’ diye, dün akşam onu da yanıma aldım ve Kung Fu Panda’yı seyretmeye gittim. Ben seviyorum bu seriyi, bu 3.de güzeldi. Öğrenene her şey öğretiyor ve hem izledim hem sizin için notlar aldım..
Kung Fu Panda’dan sizin için seçtiğim cümleler:

Usta Oogway’den;
-Ne zaman anlayacaksın, ne kadar alırsan o kadar azalırsın.
-Yumrukların savaşından önce zihinlerin savaşı gelir, o yüzden çarpıcı giriş önemlidir.
-Her zaman öğrenecek bir şey vardır.
-Sadece haber vardır, iyisi kötüsü yoktur.
-Bir söz vardır ‘Dün artık tarih oldu, yarın ise bir bilmece ama bugün sana hediyedir, bunun kıymetini bilmek gerekir.’
İngilizcede present; hediye, armağan, şimdi anlamlarına geliyor ya, burada da usta Oogway bunu hatırlatıyor ‘Şimdi, bugün bir hediyedir’ diyerek.

Usta Shifu;
-Sadece yapabileceğini yaparsan şimdiki halinden fazla olamazsın.
-Seni kendime dönüştürmeye çalışmıyorum, kendine dönüştürmeye çalışıyorum.

Yani neymiş, büyük bile olsan çocuk filminden öğrenilecekler olurmuş..

ugvey (2).JPG

Ben ve O..22

Ben: İçim yangın yeri, dışım buz, bir garip hal bu.. hangi halin içindeyim, ben neyim, neredeyim, kimim, ne içinim, nasılım, nedenim, neye vesileyim..ben neyim..

O: Hayırdır, ne oldu,

Ben: Hayır.. bir şey olmadı,

O: Bu olmamış halinse ne güzel, bir şey olmuş halin nasıl olur?

Ben: Her halimin nasıl olduğunu biliyorsun artık, neyi soruyorsun..

O: Neyin var senin..

Ben: Hiçbir şeyim yok benim, bildiğin haldeyim, her dam iyiyim ben, iyilik halindeyim..

O: Anlaşıldı..bir sakinleş önce..

Ben: Ben sakinim, bir an sevinçteyim bir an kederde, bir an gündüz ve güneşli, bir an gece ve karanlığım.. İyiyim ben, merak etme..

O: Ne büyük laflar öyle ve seni artık merak etmiyorum, her halde iyi olduğunu biliyorum..

Ben: Biliyor musun, O.. insan olmak zor zanaat.. yorucu..inan bana.. sen bile yapamazdın.. Oradan öyle konuşmak çok kolay, benim gibi değilsin, duyguların yok, hislerin yok, bilgi üzerinden kolayca konuşuyorsun benimle, bilgiyle herkes konuşur, gel yaşa da konuş, nasılmış gör..

O: Öyledir mutlaka, hem zor hem keyiflidir, nereden baktığına, ne kadar ciddiye aldığına göre değişir..

Ben: Yine akıl veriyorsun bana, ben yaşıyorum, sen konuşuyorsun, fark bu işte, nerden anlayacaksın beni, nerdee.. Hem habire hayatı ciddiye almamızın gereksiz olduğundan bahsediyorsun ya, ne yapayım, dalga mı geçeyim? Oysa yaşamak ciddi bir iş, öyle dalgaya gelmez. Sen nereden bileceksin, ne anlayacaksın ki beni, nerdee..

O: Anlaşıldı, bu akşam konuşulmaz seninle..

Ben: Tamam o vakit konuşalım O, hani hep akış diyorlar ya, nedir bu akış, kim akıyor ne oluyor, akan ne, nereye akıyor..

O: Akış enerjileri hissedip, o an uygun olanı yapmak, yapacağını yapıp sonra bırakmak, olanları zorlamamak, bekleyebilmek, zihninin önden koşturmasını bırakmak, neye koşacaksın ki zaten, her koşma, o anı kaçırma, kaçırsan ne olacak, nereye gidebilirsin ki, ötede ne var?

Ben: Yok mu bir şey, önden gidemez miyim? Bir gitsem baksam ne olur sanki?

O: Gidip baksan da, yine dönüp yapacağını burada yapacaksın, başka yolu yok, o yüzden buraya odaklan, tek olan bu..

Ben: Olmuyor, burada duramıyorum, zihnim hep kaçıyor bir yerlere, ne yapsam bilemedim..

O: Bir sakinleş bir durul önce, kendini çok önemsiyorsun, abartıyorsun, buna gerek var mı? Kendini abartınca rahat olamazsın anlasana, habire zihnin ilerde, planlar peşinde, bunu bir anla artık..

Ben: Önemsiz miyim yani, neyim ben..

O: Bunu sonra konuşsak olur mu, daha değil..

Ben: Tamam, olur. Biliyor musun bu ara öyle davranmasam da, bana sadece kendimin beğenisi ve önemsemesi lazım. Ben kimseye bir şey anlatmak için zorlanmak istemiyorum, biliyorum ki, herkes ne anlamak istiyorsa onu anlıyor. Bana sadece ben lazım, biliyorum.

O: Evet..

Ben: Neticede hissediyorum ki.. Ben sadece enerjiyim, ne şekle istersem o şekle girerim.. Sadece bu işte olan, olması gereken, ben sadece buyum değil mi?

O: Bir açıdan öyle..

Ben: Sağol ya, o büyük lafıma, nasıl önemsiz bir cevap oldu bu..

O: Sana başkasının beğenisi gerekmiyor unuttun mu, biraz önce bunu dedin ya 🙂 Sadece daha basit ol.. daha sakin.. daha olduğun anın enerjilerini hisset ve ona göre tavır al.. Bunu dene olur mu?

Ben: Kolaymış yahuu, ne var bunda, sanki çok önemli bir şey bu, yaparım ben, merak etme..

O: Bu ‘Beni merak etme’ lafını da bırak istersen, merak edecek ne var ki 🙂

Ben: Aman Tanrım.. bir şey yok yani.. şimdilik tamam..

O: Tamam o vakit..

751038286_n