Bu defa kontrol etme, akışına bırak, olanın olmasına izin ver, sen çekil ve olan olsun.
Aylar: Haziran 2026
Kalbin gözüyle sevmek..
Burada mesele iyinin içindeki kötüyü bilip, bunun bilincinde olup, şuurlu bir tercihle iyi olmayı seçmek, yapabileceğimiz bu.
Yıllar önce çok değer verdiğim yoldaşım bir şeyler anlatırken, durup, birden şöyle demişti; “Yani hiç kimse göründüğü kadar masum değil.”
Sonra laf devam etmişti ama ben, “kimse masum değil,” sözünden çok etkilenmiştim, gözümü kendime çevirip düşünmüştüm, ben masum değil miyim?
Neyse sonra, evet hepimizin masum olmadığımız yönlerimiz olduğunu anladım ama dediğim gibi, amaç bilinçli olarak masumiyete yaklaşmak, iyilikten yana seçim yani.
Ve bugün demek istediğim asıl cümle şu, hiç kimse masum değil, iyinin içinde kötü de var ama sevdiğimiz insanlara, kalbin gözüyle bakmak da var. Yani bazı şeyleri görsen de bilsen de yaşasan da, kalbin kıymet verdiklerine, ki sayısı azdır, her zaman kalp gözüyle bakmak, o insanların kıymetini bilip varlıklarını onurlandırmak, bunlar önemli meziyetler. Ve insan işte o zaman insan, yani kalbin gözüyle sevgiyi bilince taşımak.
Sadece bırak…
İnsanın çabasız kalması gereken dönemler vardır. Eğer bir konuda çok mücadele ettiysen, çabasızlık zamanı gelmiştir. O noktada artık mücadele etme, hem etrafınla, hem kendinle mücadele etme. O nokta artık sonuç ne olursa olsun kabul zamanıdır, fark etmez, ne olursa olsun, her şeye eyvallah deme zamanı. Konu burada senin için bitip, evrene, yaradılışa bırakılmalı, yani senden büyük güce, ne dersen o olsun deme zamanıdır. Böyle bir dönemdeysen artık tamamen bırak, konu senden çıksın. Basitçe, bahane bulmadan, rasyonalize etmeden, sadece bırak.
Benden bana..
İşin aslı kırıldığın, incindiğin, canının yandığı her noktada yapman gereken, sadece kendine dönmek, ruhunda acıyan yerlere, yarana bakmak. Evet kolay değil, evet bir günde hemen “oldu oldu, 777 vs” diyenler gibi hiç değil, yaranı deştikçe kanayacak, yani kalbin ağrıyacak, gözlerin yaş dolacak, evet kolay değil ama şifanın yolu sadece kendinden kendine, başka yolu yok. Yani o dışarda olduğunu sanıp, içini yaralayanlara, kendinde bakmalısın, neden bu yara oldu, bundan ne anlamalısın vs vs, içine, ruhuna soracağın soru çok, kendinle çalışmayı göze alırsan tabi. Ve yol belki de bütün ömür, böyle, bu şekilde kendini arındırman, anlaman, şifalanman ile dolacak, yani keşifler ve senden sana ruhunla aranda, başka aracı yok arada. Hayat belki de sadece bu, yani can acıtanların, seni şifalandırmak için olduğunu anlaman, onlar sadece buna vesile, yani sana hizmet etmek için varlar, böyle bakarsan. Ve bu vesilenin hizmetini görürsen, o zaman huzurdasın, huzurundasın. Hayat böyle, belki de daha iyiye gitmek için, güzellikleri görebilmek ve düştüğün yerlerde, bunu gelişmen için aldığın hizmet olarak görmek, ve sonra huzur. Başkası yok, senin dünyanda sadece sen varsın.