İşin aslı kırıldığın, incindiğin, canının yandığı her noktada yapman gereken, sadece kendine dönmek, ruhunda acıyan yerlere, yarana bakmak. Evet kolay değil, evet bir günde hemen “oldu oldu, 777 vs” diyenler gibi hiç değil, yaranı deştikçe kanayacak, yani kalbin ağrıyacak, gözlerin yaş dolacak, evet kolay değil ama şifanın yolu sadece kendinden kendine, başka yolu yok. Yani o dışarda olduğunu sanıp, içini yaralayanlara, kendinde bakmalısın, neden bu yara oldu, bundan ne anlamalısın vs vs, içine, ruhuna soracağın soru çok, kendinle çalışmayı göze alırsan tabi. Ve yol belki de bütün ömür, böyle, bu şekilde kendini arındırman, anlaman, şifalanman ile dolacak, yani keşifler ve senden sana ruhunla aranda, başka aracı yok arada. Hayat belki de sadece bu, yani can acıtanların, seni şifalandırmak için olduğunu anlaman, onlar sadece buna vesile, yani sana hizmet etmek için varlar, böyle bakarsan. Ve bu vesilenin hizmetini görürsen, o zaman huzurdasın, huzurundasın. Hayat böyle, belki de daha iyiye gitmek için, güzellikleri görebilmek ve düştüğün yerlerde, bunu gelişmen için aldığın hizmet olarak görmek, ve sonra huzur. Başkası yok, senin dünyanda sadece sen varsın.