A- B (kaç numara oldu unuttum)

B: Ben hep güven arıyorum, her şeyde ve herkeste. Önce güven duymak istiyorum.

A: Oysa aramana gerek yok ki!

B: Neden öyle dedin? Güvenmek benim en önemli problemim.

A: Hani şu sufi Nasrettin hikayesini hatırla, hani içeride anahtarını kaybediyor da, onu daha ışıklı diye dışarıda arıyor ya, işte aynen böyle.

B: Nasıl?

A: Bir dur ve içine bak, aradığın o şey sende.

B: Öyle mi dersin?

A: Dedim ya. Güven bir duygu, his alanı ve o sende var. Sen yıllarca..

B: Kaç yıl olduğunu söyleme 🙂 orası sırlı kalsın 🙂

A: 🙂

Sen yıllarca yanlış yerde aradın. Sufi Nasrettin hikayesi gibi, anahtarı kaybettin, o içeride ama daha aydınlık diye dışarıda aradın.

Sen zaten güvensin, o alan sende.

A: Sağol..

751038286_n

A- B (7)

B: Ahh onca yıl bu yoldan yürüdüm, çok yakında belki bir daha yolum buraya  hiç düşmeyecek.

A: Onca yıl, bugün yürüdüğün yoldan yürümedin.

B: Nasıl yani?

A: O yol her gün farklıydı ama sen görmedin. Aslında her gün farklı ve yeni bir yoldan yürüdün ama anlamadın, bu yolu yıllarca aynı gördün.

B: Aslında haklısın, anladım 🙂

751038286_n.jpg