Montaigne..

“Ben kadere seve seve boyun eğebilir, kendimi onun kollarına bırakabilirim. Böyle oluşumdan da bugüne dek zarardan çok yarar gördüm. Kader hep benden daha akıllı davranıp benim çıkarımı benden daha iyi sağladı. Yaşamımda başarılmış zor ya da belki akıllıca denebilecek birkaç eylem vardır. Bilin ki bunlarda benim payım üçte bir, kaderin payıysa en az üçte ikidir.”

A- B (kaç numara oldu unuttum)

B: Ben hep güven arıyorum, her şeyde ve herkeste. Önce güven duymak istiyorum.

A: Oysa aramana gerek yok ki!

B: Neden öyle dedin? Güvenmek benim en önemli problemim.

A: Hani şu sufi Nasrettin hikayesini hatırla, hani içeride anahtarını kaybediyor da, onu daha ışıklı diye dışarıda arıyor ya, işte aynen böyle.

B: Nasıl?

A: Bir dur ve içine bak, aradığın o şey sende.

B: Öyle mi dersin?

A: Dedim ya. Güven bir duygu, his alanı ve o sende var. Sen yıllarca..

B: Kaç yıl olduğunu söyleme 🙂 orası sırlı kalsın 🙂

A: 🙂

Sen yıllarca yanlış yerde aradın. Sufi Nasrettin hikayesi gibi, anahtarı kaybettin, o içeride ama daha aydınlık diye dışarıda aradın.

Sen zaten güvensin, o alan sende.

A: Sağol..

751038286_n