Mesajımı ilet..

Camı açtım, tatlı bir rüzgar esti, saçlarımı dağıtışı hoşuma gitti. Rüzgar azıcık sertti ama ona izin verdim, dolaşsın saçlarımda diye.

Sonra pencereyi hızla kapatmadan, rüzgara bir mesaj ilettim; “aynı beni mutlu ettiğin gibi, bugün gün içinde sevdiğime de git ve onu da dokunuşunla mutlu et ama o iyi hissettiği anda, kulağına beni fısıldamayı da unutma. 🙂

Pencereyi kapattıktan sonra camdan tekrar seslendim ona: “Şu anda iyi hissetmek isteyen herkesi mutlu et dokunuşunla ama hüzünlü kalplerin hiçbirini unutma.”

Maya ve Rüzgar-2

Maya, sevdiği Rüzgar’dan uzak olduğu için çok üzgünmüş. O gün ağlamasına engel olamamış. O kadar çok ağlamış ki, Rüzgar yağmur yağıyor sanmış. Gidip yağmur bulutlarını dağıtayım demiş ve Maya’nın yaşadığı ülkeye gelmiş. Gelmiş ki  ne görsün, yağmur dışarda değil, Maya’nın gözlerinde.

Maya’ ya neden ağladığını sormuş. Maya ne dese bir şey fark etmeyeceğini bildiği için, genel konuşmuş. Rüzgar tekrar sorunca;

Maya: Anlatamam çünkü anlatırsam daha çok ağlarım.

Rüzgar: “Ağlarsan benim gözlerimle ağla..”

Maya: Bunu yapamam, sana kıyamam.

Rüzgar: “Seni hissederim daha iyi..”

Maya, sevginin güzelliğiyle donmuş kalmış. O andan sonra, göz yaşları yine gelir gibi olmuş ama Maya, sevdiğinin gözleri ile ağlayınca, göz yaşları durmuş çünkü onun gözlerine kıyamamış..

Sevgi işte..

AĞLARSAN BENİM GÖZLERİMLE AĞLA.. SENİ HİSSEDERİM DAHA İYİ

u-portre-nu-afremov-ic-mekan-dekoratif-modern-kanvas-tablo1472904468-800

Rüzgar’a aşık Maya

Ülkenin birinde Maya adında bir kız yaşarmış. Maya kendi halinde bir insanmış, bazen mutlu bazen mutsuz ve genelde mutsuz. Sıradan bir hayat yaşarmış.

Maya insanın ne olduğunu, bu dünyada neden olduğunu merak edermiş. Yıllar geçip büyüse de hep bir meraklı olarak kalmış “Meraklı Maya”..

Derken günlerden bir gün Maya, açık bir alanda yürürken, birden her yerden Rüzgar esmeye başlamış. Rüzgar öyle bir esmiş ki, Maya’nın onca yıldır biriktirdiği her bilgiyi alıp uçurmuş. Hemen her gün Maya bu açık alanda rüzgar’la temas etmiş.

Rüzgar işe önce onun tüm bildiklerini alıp götürmekle başlamış. Maya’nın her bildiği uçup gitmiş. Artık hayatında sadece Rüzgar varmış. Aylarca bildiğini sandıklarını silmiş ve sonra yine aylarca Rüzgar ona yeni bilgiler getirmiş. Yani önce pek çok şeyi Maya’dan alıp götürmüş ve sonra götürdüklerinden fazlasını getirmiş.

Maya her öğrendiği ile yenilendiğini fark etmiş, hayata başka türlü bakmaya başlamış. Zamanla şunu fark etmiş “Hayat güzelmiş, hayatta sahip olduklarından mutlu olmak uygunmuş ve sahip oldukları zaten ona bir süre eşlik edebilirmiş. Bu süreyi keyifli geçirmek, yaşamı güzelleştirenmiş”.  Artık Maya’nın daha mutlu bir hayatı varmış.

Maya, bu güzellikleri kendine veren Rüzgar’ı çok sevmeye başlamış. İşin aslı, onu ilk tanıdığı anda sevmeye başlamış. Bu duygusunu Rüzgar’a söylemiş. Rüzgar ona demiş ki “Bende seni seviyorum Maya, yalnız unutma Rüzgar tutulmaz. Benimle sadece birlikte esebilirsin ve tamamen sahiplenemezsin. Kimseye ait olamam, sadece bana eşlik edenle eserim ve sonra geçerim. Evrenin bir parçasıyım, aslında var olduğum bile şüpheli, belli koşullar altında var gibi davranırım. İstersen benimle sadece, olduğum sürece esebilirsin”.

Maya aslında bunu biliyormuş, yine de çaresizce onu tutabileceğini sanmış.  Bir zaman sonra anlamış, onunla sadece esebilir. Onu sadece eserek sevebilir.

Masalın sonrası henüz yazılmamış..

Ülkenin birinde Rüzgar’a aşık Maya adında bir kız yaşarmış..

jowall_dance

rüzgar

Dışarıda rüzgar esti, içerimde de esti. İçerim dediğim, dışarı dediğimin bana yakın olan yeriydi. O kadar yakındı ki, onunla BİR olduğumuzu görememişim. Rüzgar her yerimden esti. Esen rüzgar değildi, biz rüzgar olup estik 🙂 Hem içime hem dışıma, rüzgar olup estik 🙂