anılar

Ah o anılar yok mu? Hiçbirini bırakmayı düşünmüyorum, dursunlar bir köşede, yaşasınlar hayatlarını. Bırakmadığım anıların kendisi değil asla, onların hepsinden oluşan şimdiki ben, yani beni oluşturan yapı taşları olanları. Yapı taşım halinde olanlar bana kalan, gerisi kendi haline çoktan bırakıldı. Bakmıyorum onlara çünkü biliyorum dikkat verilmeyen her şey kendi zamanını yaşayıp gider, yok olur.

Şu nefes aldığım an var ya, onun oluşmasını sağlayanlar benimle olanları. Yapı taşlarını sevdiğimin bedeni 🙂 🙂

yaşadık bir şeyler

Geçmişte yaşadıklarımızı değiştirmeye çalışmamız gerekmez, bunun için hiçbir terapiye gerek yok. Her yaşanılan sadece deneyim ve bu dünyada oluş nedenimiz zaten sadece deneyim olabilir çünkü her deneyim öğrenmek demek. Dünya öğrenmek için var yani bilgi.

Hepimiz denedik bir şeyler, sonuçlarına iyi veya kötü dedik, mutlu veya mutsuz olduk ama hepsi öğrenmek için yapılan deneyimlerdi, bunlardan bir şeyler öğrendik. Tüm yaşadıklarımızla şimdiki biz haline geldik. Yani onları yaşamasaydık, şimdiki olduğumuz insan olamazdık. Birde insanlar genel olarak hep kendilerinin olumsuzluklarına odaklanır, oysa yaşarken herkesin bir şeyleri eksik bir şeyleri fazla olur. Bazısının işi iyidir ilişkileri kötü, bazısı zeki değildir ama kalbi güzeldir, bazısının seveni vardır bazısının parası vs vs. Hiç kimsenin her şeyi eşit olmaz, kesin olan hepimizin iyileri olduğudur ve sorunumuz beynimizin çalışma şeklinden dolayı olumsuza kayıp, olmayanlarımızı görmek olduğu için insan genelde mutsuz olduğunu sanır. Oysa her şey algıyla ilgili, iyi şeyleri görmeyi ve iyi hissetmeyi beyne öğretmek önemli.

Netice yaşadık bir şeyler, onlara iyi kötü dedik ve geldik bugüne. Ve her gün yeniden her şey başladığına göre, daha iyi şeyler yapıp, daha mutlu olmak için seçeneklerde var. Hepimize kolay gelsin..

Hepimiz yaşadık bir şeyler ve geldik bugüne, abartmaya ne gerek var? Sadece yaşadık bir şeyler işte..

hayat değerli

Nefes bir anda verilir, tekrarı yoksa biter. O zaman döngü burası için tamamdır. Hayatta olmanın kıymetini bilmek gerek. Her gün güneş doğuyor, sırf biz keyfini çıkaralım diye. Yaşamın şans olduğunu bilelim diye. Düşünsenize yaşadığımız için taze çayın tadını biliriz. Bunu bilmek için neler verecekler olabilir. Çayın tadını almak için yaşamın kıymetini bilmek gerek. Yaşam haktır, bunun değerini yaşarken bilmek gerek. Bitince sonrasını bilemeyiz. Burdayken buranın değerini görmek gerek. Güzel yaşayalım..

olan- anlam

Oluyor sürekli bir şeyler işte.. OLAN var sadece. İyi kötü dememiz bizim sadece olanın odaklandığımız yönü. Yani olana verdiğimiz ANLAM vardır. Oysa dünyanın ikilik gezegeni olmasından dolayı, her OLAN içinde iki yön vardır. Hangisine algımızı açarsak onu görürüz. Mesela bir insanın sevdiği birinden ayrılması görünürde kötüdür, oysa geri planında mutlaka o ayrılığın kişiye getirdiği bir iyilik vardır. Belki o ilişki içinde çok kısıtlanmıştı, aşağılanmıştı veya gereksiz şekilde sevdiğine kendisini unutacak kadar saplanmıştı vs vs. Yani mutlaka vardır, gören göz için her işte bir iyilik. Tabi bazen bunu ilk aşamada görmemiz biraz zaman alır ama hiçbir şey sadece iyi veya sadece kötü değildir. OLAN vardır ve bizim buna verdiğimiz ANLAM vardır.  Ve yaşadığımız her an içinde bu anlamları değiştirme şansımız vardır.

Başta bu biraz zor gelir çünkü beynin kullanmaya alıştığı yolaklar, rutinler vardır. Bu aşamada İRADE kullanmak gerekir, beyni tekrar eğitmek, pes etmemek, denemek gerekir. İrade ile beyin tekrar öğrenir çünkü yeni bilgi yolakları oluşturabilir.

Kişilerle, eşyalarla, mekanlarla her şeyle ilgili bağlar irade ile değiştirilip, yeni bağlanmalar yapılabilir. Yeni bağlanma diyorum çünkü insan bağımsız değildir, her şekilde bir şeylerle bağ kurmak ister. İstemediğimiz bağları çözüp, istediğimiz bağları oluşturmak…

Netice  oluyor sürekli bir şeyler işte.. sadece OLAN var.