Sorun etme..

Çok da sorun etme, her şey bir yere kadar.

Bir şeyi vaktinden önce zorlarsan, olması gerektiği  gibi olmaz o.

Çocukluğumuzda sırf içindekini merak ettiğimiz için vaktinden önce zorla açtığımız gelincik tomurcukları gibi. O zorlanan gelincik, asla olması gereken renk ve şekle ulaşamaz, vaktinde açana benzemezdi. Mesela daha güçsüz, kısa ömürlü, cansız olurdu.

O yüzden vaktinden önce bir şeyleri zorlama.

Ama unutma, dön bak etrafına, o vaktini beklerken, hazır olan başka şeyler sürekli olur, bari onları kaçırma.

olan- anlam

Oluyor sürekli bir şeyler işte.. OLAN var sadece. İyi kötü dememiz bizim sadece olanın odaklandığımız yönü. Yani olana verdiğimiz ANLAM vardır. Oysa dünyanın ikilik gezegeni olmasından dolayı, her OLAN içinde iki yön vardır. Hangisine algımızı açarsak onu görürüz. Mesela bir insanın sevdiği birinden ayrılması görünürde kötüdür, oysa geri planında mutlaka o ayrılığın kişiye getirdiği bir iyilik vardır. Belki o ilişki içinde çok kısıtlanmıştı, aşağılanmıştı veya gereksiz şekilde sevdiğine kendisini unutacak kadar saplanmıştı vs vs. Yani mutlaka vardır, gören göz için her işte bir iyilik. Tabi bazen bunu ilk aşamada görmemiz biraz zaman alır ama hiçbir şey sadece iyi veya sadece kötü değildir. OLAN vardır ve bizim buna verdiğimiz ANLAM vardır.  Ve yaşadığımız her an içinde bu anlamları değiştirme şansımız vardır.

Başta bu biraz zor gelir çünkü beynin kullanmaya alıştığı yolaklar, rutinler vardır. Bu aşamada İRADE kullanmak gerekir, beyni tekrar eğitmek, pes etmemek, denemek gerekir. İrade ile beyin tekrar öğrenir çünkü yeni bilgi yolakları oluşturabilir.

Kişilerle, eşyalarla, mekanlarla her şeyle ilgili bağlar irade ile değiştirilip, yeni bağlanmalar yapılabilir. Yeni bağlanma diyorum çünkü insan bağımsız değildir, her şekilde bir şeylerle bağ kurmak ister. İstemediğimiz bağları çözüp, istediğimiz bağları oluşturmak…

Netice  oluyor sürekli bir şeyler işte.. sadece OLAN var.

olan

Olmuş bitmiş bir şey yok.. Olan devam ediyor..

İnsanın lineer düzlemde geçen hayatında geçmiş gelecek ve ŞİMDİ var. Oysa aslında sadece ŞİMDİ’ler var. Şimdiler yani AN yani an’lardan oluşmuş AKIŞ var. Şimdiler an’da oluyor ve bunları bizim beyin yapımız bir düzlemde ardışık görüyor. Tıpkı film kareleri gibi. Anda olan tek tek kareler, ardışık olarak bir düzlemde film olarak devam ediyor.

Geçmiş ve gelecek için görünürde gidip yapabileceğimiz bir şey yok. Geçmiş ve geleceği değiştirmenin yolu şimdiden geçiyor. Çünkü an içinde olan devam ediyor ve AN’lardan başka bir şey yok. Bu durumda şimdi’de yaptığımız her şey, geçmiş ve geleceği tekrar düzenliyor. Çünkü beynimiz geçmiş gelecek gibi görse de olan sadece şimdi.

Tüm öğretilerin söylediği AN’da olmak, şimdiye bakmak bu.

Bu durumda ne geçmiş dediğimiz yaşadıklarımız için hayıflanarak üzülerek yapacağımız bir şey yok. Yok çünkü akış içinde geçmiş yok. Ve gelecek için endişe gereksiz. Çünkü gelecek yok. Gelecek sadece şimdi olduğunda var. Yani sadece şimdi var.

Netice şimdi her şeyi yapabileceğimiz elimizde olan tek an. Yapacaklarımızın abartılı olması gerekmiyor, temiz bir kalple ve saf bir niyetle anın akışı içinde önümüze gelenlerle yaptığımız, hem sıradan hem sıra dışı her şey önemli. Bazen eylem bazen dinlenme ve bazen bekleme dönemlerimiz.. hepsi an içinde. İstesek de hep eylemsiz veya sürekli eylemde olamayız. Eylemsizlik bir süre sonra mecbur eylemle devam eder, tersi de geçerli, eylem eylemsizliğe döner.

Bu durumda beynin zihni geçmiş ve geleceğe her zaman kaçsa da, tekrar toparlayıp, burada olmamız uygundur. Bedenin içinde ve eylemin içinde ve yaptığımız işin içinde ve akışın içinde ve burada olmak.

Herkes burada mı? 🙂 🙂

Yazan: Aydek Sultan Özdemir

images (10)

uyum ve kabul yani ol’ana..

Değişim hangi konuda olursa olsun, yeni duruma uyum gerektiriyor. Yeni olana direnince, hala eskiyi de aynen tutmaya çalışınca sorun çıkıyor. Oysa olanı görüp, kabul edip, yeni bir tavır alınmalı ol’ana. Bir şeyler değişiyorsa yaşamında, vardır bir bildiği yaradanın senin hayrına, sen mi bileceksin her şeyi, kabul et, bekle, anla ve durumu yeniden yorumla, gönül ferahlığı ile yola devam et. Abartma, bazıları gider ve bazıları gelir yeni yaşama..

Ne o öyle abart duygu dolu ol ağla zırla, ayağımın altında zemin sallanıyor ne yapacağım modunda ol. Sen bir şey yapma, yaşam yapıyor zaten, sen kalbini sevgide tut ve anla, yeniye uyumla başla. Bu iyi işte..

Bunları nereden mi biliyorum, diyorum ya, hep tecrübeyle. Ohh bee nihayet geçen haftanın bitiminde durumu bu sabah anla. Diyorum ya hep, sabahların hayrı var diye..

sun_gunes_png_1_6