günler-mevsimler

Birden fark ettim ki, şu mevsim geldi, bu mevsim geldi falan diyorum ya, hepsi öylesine. Aslında bugün anladım ki olan şu, mevsimlerin günlerin hepsi bir akış, hepsi bir can ve hepsi bir fırsat bana.

Nasıl ki denizdeki balık için su her gün farklı, benim için de gün ve ortam böyle, akan bir şey var her günde, her gün farklı bir biçimde. O gün akan enerjiye göre, hava yağmurlu rüzgarlı karlı güneşli falan kabul de, hep akan sisteme göre değişiyor bu ve ben de bu akanla değişiyorum. Temelde bir ‘iyilik’ olsa da, bazı gün  daha mutlu, bazı gün daha göz yaşlı olabiliyor. Hepsine kabul ve hepsi nasılsa düzeliyor bir biçimde, zaten kalıcı olan ne var ki bu dünyada. Ve şu gün bugün değil, mevsimi ne olursa olsun, ‘her gün’ farklı ve paha biçilmez, bir şekilde..

Tabi şu da var, gün içinde akanın beni şekillendirmesi yerine, bilinçli bir şekilde akanı ben nasıl yönlendirebilirim acaba, düşünmek ve denemek lazım bunu da.

mevsim-tablosu

ikiden bir olmak

İnsanın doğuşu bile, Yumurta ve Sperm’in yani ikinin, bir olmasıyla oluşuyor. İkiden birin yaratılması, dünyanın düzeni böyle.. illa önce iki olacak, bu ikiden bir olacak ve o bir de aslında yarım olacak.. Bunun için ikinci yarısını arayacak, buldum sanacak, bulamayacak, tekrar arayacak veya bulacak hep aynı döngü.. Bu insanlığın kaderi sanki. Tekle anlayamamak, Bir olmayı anlayamamak, illa bir şeyi karşıtıyla anlamak, bu insanlığın yolu.. illa her şeyin tersi olacak, iyi dediğimde kötü olacak.. güzel deyince çirkin olacak, aşk dedigimde nefret olacak, kadın deyince erkek olacak, gün deyince gece olacak. Kurtuluş yok yani, ikisi de olacak.. İnsan olmak zor zanaat.

Ne yapalım biz o zaman, her şeyin bu gezegende zıttı ile görünür olacağını kabul edeceğiz en baştan, yolu yok. Her şeyin tersinin varlığını kabul ederek ve ortalayarak yapabileceklerimizi yapmak.. Benim anladığım böyle, bu düzenden, kaçarı yok. Çok şiddetli uçlarda direnmenin anlamı yok, ikisinin varlığının farkında ve kabulünde olarak, arasını bulmak ve ne kadar yapabilirsek tabi, bunu  anlayıp yapmak. Benim yol olmaktan anladığım bu, uygulamaya çalıştığım yolum da bu ve hep dediğim gibi olduğu kadar her şey, zorlamak yok.

sperm-and-egg.jpg

herkesin doğrusu kendine

Herkesin doğrusu, zamanı kendine, bunu önemsemeyin. Bazı şeyleri zorlamayın, bununla birlikte sizi rahatsız eden duygu ve duruma teslim de olmayın. Farkedin onu, bekleyin bakalım derdi ne, ne istiyor sizden hissedin ve ona çokta takılmayın. Onu düşünerek güçlendirmeyin, nasılsa gidecek, sabredin ve onun siz olmadığınızı hissedin. Ve şunu bilin, İnsanız ya, hepimiz için her duygunun herşeyin bir zamanı var ve bu zaman hepimiz için farklı olabiliyor. Sabır yani iyilikler mutlaka oluyor, sen ne verirsen etrafına, sana o geliyor. Düzen böyle anlayın. Neşeyi sevgiyi aşkı teslimiyeti güveni hepimiz farklı yaşlarda hissedebiliriz.. sabiti yok bunun. Bize düşen sabırla bu duyguları istemek. Ve neticede  hayatımızda olan her şey tam zamanında ve tam istediğimiz şekilde oluyor, Ee daha ne olsun hani.

20151122_181125