ne varsa bende var

Ne varsa Ben’de varr.. Bu gerçek.. Ben’im olmadığım bir dünyanın ne anlamı varr. Ben’im için, dünya ben olduğum için varr.. Ben olmayınca, hiç bir şeyin anlamı yok.. Maksat bencillik değil, bu gerçekk.. İyiki Varımm.. İyiki  bu dünyayı güzelleştirenlerdenim..
Bu işin bir yanı,  diğer yanı da var. Aslında ben kendimi yok saysam her şeyle daha katışım içinde olacağım, O’ndan olacağım. Her şeyle Bir olacağım.. Anladığım kadarıyla bunlar aşamalar ve Var olduğumu kabul etmeden, her şeyle Bir’liği anlayamam. Bu nedenle öncelikle ne varsa Ben’de Varr..

20151009_104720-1-1-1

zihinler serbest

Bazen çok basit bir cevabı zihnimizi serbest bırakmadığımız için, gözünün önündekini görmeyenler gibi, farketmiyor olabiliriz.
Özellikle sorun olarak gördüklerimize, biraz dışardan bakmak gerekebilir. Sanki biz değilde, bizim ikinci bir kopyamız var da, değerlendirmeyi ona bırakmışız gibi. Birazda O çalışsın canımm, biz mi çözeceğiz her konuyu.
Bu nedenle bugün cevapları bulmak için zihinler serbestt.. ikinci kopyalar çalışsın biraz.. biz keyfimize bakalım, O’na bırakalım konuları çözsün.
Akşama hepimiz aradığımız tüm cevapları bulmuş olalım emii..
Kendimizi de çok zorlamayalım, cevapların birini bile bugün bulsak yeter.. Nolacak sanki, kismetse başka günlerde varr, rahat olalım yahuu..
Ee hadi gün başladıı ve zihinler serbestt ve çözümler kolay olsun.

 20151127_110817

kalp

Kalbin yanması ne demek bunu biliyorum, bilme nedenim için çok şükrediyorum. Neyi yanlış yapıyorum ya da yanlış doğru yok bu konuda kabul yanii.. Zamana bırakmak dedikleri ne olaki, bu nasıl yapılır ki.. Bunları zamana bırakmadan anlamalıyım. Yoksa kalbim yanıyor çünkü ve ben kalbimin ve ruhumun her daim ferah olmasını istiyorum..

duyarlılık-duyarsızlık

“Biz insanlar birbirimize çok duyarsız davranıyoruz. Pek de umursadığımız yok diğerlerini, bencillik diz boyu hepimizde. Diğerlerinin hali çok da önemli değil bize. Sadece kendi dertlerimiz ve halimiz önemli”, Zihnimde bu sözler ile ve gözlerimde yaşlarla yolda yürürken (toz kaçtı tabiki de), hemen o anda bir kadın büyük bir nezaketle, akan gözlerim için mendil verdi iyi mi? İçimden geçen söz için nasıl utandım anlatamam yanii.. Dünyada duyarlı insanlar o kadar çok ki, bunu tekrar ve anında farkettirdin ya, Ee ben ne diyeyim daha Ol’ana..

12243206_771237513002785_1677262820782995862_n

bir şey yok..

Şimdi bir de şu var, hani zaman zaman hepimizin kafası karışıyor ya aslında bu dünyanın yalan dünya olduğunu da biliyoruz ya olan bir şey de yok aslında. Bir şey yok aslında rahat olalım gerçekten, olan bir şey yok yanii, sadece zihnimizin olduğunu sandıkları var..

ırmak olan aydek..

Ben sandım ki her şey birileriyle güzel olur, birileriyle yapılınca mutlu olunur.. İnsan her yaşta yanıldığını anlayabiliyor ne güzel.. Meğer her şey benimle.. ben yapınca güzelmiş. Her şeyi neşe yapan, huzur yapan veya yapmayan benmişim. Ne güzel ya seviyorum kızım seni.. Varlığınla dünyamı var eden,  neşe veren huzur verenim… Hep başkalarını kaynak sandım.. meğer pınarımın kaynağı benmişim.. yukardan gelen pınarımın, dışarı akacak oluk kısmı benmişim , pınardan sızıntı gibi olsa da akan benmişim.. önemli değil ince akması.. akıyor ya sen ona bak dermişim..

Şimdi bir çocukluk anısı.. Ben küçükken bir ay dedemin köyünün yaylasında kalmıştım. Yayla Binboğa’nın eteklerinde,  öyle ağaç yok.. bol yeşillik ve bozkırın bahar hali. Çok severim ben bozkırı yani.. onun sonsuz fırsat ve macerasını. O yaylanın dağlarında bir pınar bulmuştum. Nerden baksan 30 küsür yıl var yani.. her gün o incecik pınarı temizlerdim yeniden.. doğaya dış çevreye inat, temiz pak aksın, görünsün  diye.. ordaki böcekleri bile hizaya sokardım hani. Ve sabah gelince pınar yine eski haline dönerdi ama sonunda ben de kazandım pınar da kazandı. Irmağın doğallığı ve benim bitmez mücadelem birbirini dengeledi.. Irmak çevreden mümkün olan en az şekilde etkilenerek ve kendi varlığını koruyarak akmaya başladı.

O yazın sonunda benim çocuk emeğime hediye.. köylüler bu pınara ‘Aydak pınarı’ dedi.(dedem ve köydekiler “Aydek”deki “e” yi kullanamaz “Aydak” derdi bana) ve pınarın adı bu kaldı.

Benim artık görmediğim yaylada, adı Ben’ olan bir pınar var yani.. şimdi yıllar sonra bu anı geldi aklıma, vardır bir hayrı tabii.. keyifle akmaya devam etti..ince ışıltılı kararlı küçük ırmak..kar suyundan oluşan ve kaynağı hep var olan. İşte o ırmağım ben. Görmesem de ırmağımdan birkaç yılda bir selam gelir bana.. Sağolsun selamı gönderen kaynak ben ve getiren sen. Gitmesem de biliyorum.. adı ‘Ben’ olan ince de olsa hep akan bir ırmak var yerinde ve bugün kendini bana anımsatan kalbimin çocuk köşesinde.. yani  en masum yerimde..

sonbahar demek

Sonbahar eskiden hüzün demekti bana.. ilk gençlik yıllarımda. O zaman da yapımda buna müsait tabii..

Şimdi ise sonbahar olgunluk demek. Daha güzelleşmek demek, yüzünü okşayan, bazen arkandan sertçe vuran rüzgar demek.. yerde savrulan sıcak renkli yaprak demek.. bağdan gelen üzüm demek..ağaçlarda güneşin açısı ile değişen ışıltı demek.. küçük hırkalar, şallar..çoraplar demek..

Vee en önemlisi kalpte hala devam eden yaz sıcaklığı demek.. Ne mutlu sonbaharda “Sonbahar ruhu”nda olana.. Meali güzel olana, ışıltılı olana ve olgunlaşmış olana ve tabii ki bunun kendinde ve etrafında farkında olana..

marketin önünde yerde ezilmiş mandalina..

Marketin önünde yerde ezilmiş mandalina.. Düşünün o mandalinayı, O,  siz olun.. Baharda çiçek, yazda ham meyve ve sonbaharda olgun mandalina.

Tüm o yaz aylarının güneşini, neşesini içine depola ve uzun yolculuklarla gel büyükşehire. Seni yemek için almalarını bekliyorsun artık. Ve bir şekilde kasadan düşüyorsun ve yol kenarında bir araba veya insan ayağı seni eziyor. Işte bu kadar. Şimdilik yani..

Ne yaparsın o mandalina olsan sen, var mı yapacak birşey, buna uyum sağlamaktan başka. Yani hepsi olabilir.. Biri de yiyebilir, yerde de olabilirsin, daha en başta  bebek mandalinken ağacın dibine düşebilirsin vs vs.. Ee ne olacak şimdi, ağlayalım mı yani, biz O olsak.. O mandalina için hepsi bir macera, denemiş oldu o durumu. Bu kadar basit herşey aslında, yani deniyoruz herşeyi..

Ve mandalinadan farkımız beğenmediysen değiştir deneyimini.. İşte akıl bunun için verildi insana, boş duracağına kullan canımm sende aklını barii..

orta yol

İnsanız ya hepimiz, mutlaka eksiğimiz veya fazlamız oluyor. Önemli olan ikisini de abartmayalım, bir ortası mutlaka bulunur ve biz onu bulmaya çalışalım. Başka yolu yok bunun.

Ne biz kendimizi fazla abartalım ne de eksiklerimizi bahane edip kırıp dökmeyelim kimseyi. Bir şekilde yapsak da bir hata, yine ortasını bulalım.

İnsanız dedik ya, hatasız olmaya çalışmayalım, biraz rahat olalım yahuu.. (laf öncelikle kendime ve tüm ihtiyacı olanlara)