istedim- yaptım

Bir şeyi yapıyorsanız sadece istediğiniz için yapın.

Hele sevgi, sadece siz istediğiniz için sevin.

En kolayı bu, yoksa her şey zor.

Kimse bir şeyi yapmaya mecbur değil.

Mecburiyetten yaparsanız,

Sürekli suçlamada olursunuz.

‘Ben yaptım, o yapmadı’

‘Ben sevdim, o sevmedi’ dersiniz.

Hep mutsuz olursunuz.

Neden çünkü yapan siz olmadınız.

Size zorla yaptırdılar.

Ha bire suçlama enerjisinde olursunuz.

Bu durumda sadece kendi enerjiniz düşer.

Sadece kendiniz istediğiniz için yapın,

Karşınızdakini rahat bırakın, zorlamayın.

Kendiniz istediğiniz için yaparsanız,

Sorumluluk sizde olduğu için,

Sonuç ne olursa olsun,

Bu konudan siz öğrenirsiniz.

Sadece kendi yaptığınız işin bilgisini alırsınız.

Bir şeyin bilgisini alırsanız,

Bir dahaki sefere daha iyi yaparsınız.

Artık bilgi sizdedir, siz bilensiniz.

Suçlanacak kimse yoksa

Siz istediğiniz için yapar,

Siz öğrenirsiniz.

Yaşadığınız olayın güzel duyguları da yanınıza kar kalır.

‘İstedim yaptım’ derseniz,

Her zaman kazanan sizsiniz.

Ben ve O..27..

Ben: Bugün biraz farklı hissediyorum.

O: Nasıl farklı..

Ben: Hani şöyle olur ya, kalbinde bir genişlik ve beraberinde bir hüzün..bir veda hüznü..öyle

O: Evet çok farklılık var ve bu farklılık bugün başlamadı, bugün olan senin bunu doruk noktasında hissetmen. Bu bir yıllık serüven. Bugün başlangıcı hatırlayan ‘hücre hafızan’..

Ben: Bu olan ne..

O: Artık bu sorduklarının cevabını biliyorsun.. sen anlat ben dinleyeyim..

Ben: Evet.. Bugün bir hoşça kal günü..tam olarak olan bu.. bir şey bitti.. bir şey başladı.. kapının dışındaydım..bir yıl önce bu günlerde.. sonra..kapının etrafında dolandım..çok zorlandım.. sonra..kapıya çok yaklaştım.. sonra..tekrar uzaklaştım..hem de 3 ay 1 gün önce uzaklaştım.. sonra..yine uzaklaştığım gecenin sabahı..tekrar kapıda oldum.. aradaki dönemde.. sürekli bir adım attım eşiğe, bir adım geri çekildim.. derken.. şimdi kapıyı geçtim..olan bu.. artık buradayım ve buranın gerçekleriyleyim.. burada olmayı öğrenirken.. bazen ne yapacağımı bilemeyebilirim..her şey olabilir.. bu yeni dönem.. tek bildiğim.. diğeri bitti.. geriye dönüş yok.. buradayım..burayı öğreneceğim.. iyi oldu.. öğreneceğim.. ve ben iyiyim.. ohh..

O: Evet, bu.. başka diyeceğin varsa dinlerim.

Ben: Aslında çok var ve bunlara şimdi girmek istemiyorum.. tek diyeceğim şu..bu kapılar sonsuz.. birinden diğerine..giriyorsun ve öğrenince çıkıyorsun..

O: İyi ol..

Ben: İyiyim..

O: Duyguların, senin kontrolün altında.

Ben: Farkındayım..onları idare edebilirim..çünkü ben buradayım..

O: Her şey çok iyi.

Ben: Her şey çok iyi..

751038286_n

Ben ve O..26

O: Hikayeler değişir, her şey sen sandığının hikayesidir, bunu görebilir misin?

Ben: Bu kadar kolay mı sanıyorsun, şimdiye kadar getirdiklerim, yaşadıklarım, ben olanlar var, o kadar kolay değil..

O: Bu yanlış, sadece sen olduğunu sandıkların var, yani hikayeler..

Ben: Off sanmıyorum, benim o yaşadıklarım, benim hikayem onlar.

O: Sen bağımlılığı ne sanıyorsun, bağımlı olmak ne?

Ben: Birilerine bir şeylere tutunmak, eşine işine şehrine vs..

O: Bu kadar mı?

Ben: Yok başka vardır canım, arkadaşlar eşyalar resimler falan işte bilirsin zaten,

O: Ve başka şeyler de var, hikayelerin.. onlara bağımlısın onları sabit ve değişmez sanıyorsun, oysa bunu değiştirebilirsin, yazdığın senaryoyu beğenmediysen kendine yenisini yaz. Yenisini yaz ve onu oyna, bırak eski senaryona tutunmayı.. değiştir onu, bunu dene..

Ben: Bu kolay mı sence?

O: Bunu yap..

Ben: Hımm.. yani en azından bunu deneyeceğim..

O: Deneme, bunu yap şimdi..

Ben: Nasıl ya, şimdi mi?

O: Evet, bak şimdi, birkaç gün sonra Hıdırellez, Hıdırellez  bir enerji alanı, bu alana gelinceye kadar yeni senaryonu yaz ve niyetlerini ortaya koy.

Ben: Nasıl yazacağım, ne yazacağım?

O: Başla işte “Aydek adında bir kadın  var, şöyle bir yerde yaşıyor, şu işi yapıyor, şunu seviyor ve şöyle arkadaşları var, akşamlarını şöyle geçiriyor, her gününde yeni enerjileri görüp ona göre yenileniyor. Ve her gün yaşama tekrar aşık oluyor, yaşamda olmaktan mutluluk duyuyor, şu tür insanların olduğu bir çevrede yaşıyor, şu tür insanlar ona ulaşıyor” falan filan işte, ne istiyorsan onlar olsun senaryonda, sen bilirsin.

Ben: Anladım..evet.. “Aydek denize yakın bir yerde yaşıyor ve dağları ağaçları da çok sevdiği için yaşadığı yerin hemen arkasında koca ağaçlar ve bir dağ var. Önünde deniz, arkasında dağ ve……” Anladım tamam, yeni hikayemi yazacağım, Aydek’in yeni hikayesini, güzel..

O: Güzel, kolay gelsin.. ha bir de senaryon bol eğlenceli olsun.. 🙂

Ben: Tamam 🙂

Gul_agaci

Ben ve O..25

O: Hani ‘mızmız enerji’ diye bir şey var biliyor musun? Yani biliyorsun aslında çünkü hep kullanıyorsun. Ve benden sana bir tavsiye bu ‘mızmız enerjiyi’ kullanma..

Kimse veya şey için kendini yıpratma..

Kendinin kıymetini bil.. hep diyorum bunu sana.. Sen olmayınca hiçbir şey yok bu dünyada.. Gerekirse.. es.. yağ.. gürle ve o ‘mızmız enerjiyi’ kullanma..

Ne istediğini bil ve isteklerin için uzan.. Sen uzanırsan isteklerinde sana uzanır unutma.. Denersin baktın oldu.. olur, olmadı.. olmaz. sorun yok bunda.. yeter ki o ‘mızmız enerjiyi’ kullanma..

Bu akşam bu, sana hediyem.. ‘mızmız enerjiyi kullanma’ bu benden sana tavsiye..

Ben: Tamam, düşünürüm

O: Olur..Düşün..

751038286_n

Ben ve O..24 ve Sera

Ben: Benim sadece kendim olmam gerekir, kendime merkezlenmem gerekir, ben, bende olayım artık, zihnim gitmesin başka alemlere, önce kendimde olayım, sürekli kendimde olayım, önce bir bu olsun, biliyorum bu geçer, ben mi varım ki, kendimde olayım diyorum. Hiçbir şey yok ve ben, bende olayım diyorum. Aslında nerede olursam olayım bendeyim belki de, bilmiyorum.

Sera: Kendine iyi davran, zorlama

Ben: Zorluyor muyum?

O: Hem de nasıl.. sonsuz içinde sonsuz.. ve sen hepsini unutup..sadece kendini Aydek sanıp..onu son sürat sona gitmesi için zorluyorsun.. bırak onu..zorlama.. o sadece sonsuzun içinde bir aracı..bunu anlaman çok mu zor..  rahat bırak onu..o ne tek.. ne de son..sonsuz içinde bir ara yolculuk aracı.. rahat bırak onu..

Ben: Bu ne demek, nasıl bırakayım onu, ben bırakırsam ne yapar, başıboş, bir düşünsene, hep ben mi düşüneyim bunları, sadece söylediğini biliyorsun, beni hiç anlamıyorsun

O: Farkında mısın..

Ben: Evet, fark ettim, tamam, aynı döngü, dahil olmayacağım, anladım

O: Tamam o vakit.. bırak Aydek neşeli olsun, keyfi iyi olsun.. başka ne yapabilir ki.. o sadece aracı.. sen onda ol.. iyi olmasını teşvik et.. iyi olacağı anlarda olsun.. bu kadar..

Ben: Tamam, o acı çektirme ve zorlama döngüsüne girmiyorum bugün, yarını bilmem artık

O: İstediğini yap, sen bilirsin..

Ben: Sanki istediğime bırakıyorsun da,

O: İsteğin acı çekmek mi? Bir daha bak..

Ben: Değil tabi ki, tamam

O: Ee o vakit..

Ben: Tamam

Sera: Aydek’e iyi bak.

jks3

Ben ve O..23

Ben: Bu bana ne anlatmak istiyor, ne oluyor bir anlasam, kapı duvar sanki, taş duvar..

O: Gözünü kapat ve sor.. ne anlaman gerekiyor..
Ben: Ya bu çok komik aslında, tam önümde bir taş duvar ya da karlı buzlu bir dağ, geçit vermiyor sanki.. Aslında her şey çok komik, o dağ, sadece gözlerime baksa, biliyorum eriyecek, sadece baksa..
O: Sen mi baksan
Ben: Ben bakarım zaten, o baksa..
O: Ee bir dene o vakit, sen bak..
Ben: Öyle mi?
O: Öyle.. yıkılsın o duvar.. yık o dağı..erisin.. un ufak olsun o karlı buzlu dağ.. dağıt onu..
Ben: …
O: Tamam o vakit.. Aslında sadece şunu yapsan da olur..
Ben: Neyi..
O: Kapa gözlerini ve o buzları kır ve dağıt o duvarı, var gücünle dağıt.. ee haydi..başla
Ben: Sahi mi?
O: Kapa gözlerini
Ben: Tamam..kapadım..
O: Yaptın..
Ben: Yaptım.. olduğu kadar..
O: Olsun.. oldu..
Ben: Bitti
O: Bitti.. Ne gördün..
Ben: Korkunç acı, sert duvar ve buz, acı.. buna gerek yok..
O: Buna gerek yok.. Aslında hiçbir şey yok..
Ben: Sanırım..
O: İyi misin?
Ben: İyiyim
O: Tamam
Ben: Tamam..
751038286_n

kung fu panda

Hep ciddiyet olmaz bu hayatta, hani hep diyorlar ya ‘içindeki çocuk’ diye, dün akşam onu da yanıma aldım ve Kung Fu Panda’yı seyretmeye gittim. Ben seviyorum bu seriyi, bu 3.de güzeldi. Öğrenene her şey öğretiyor ve hem izledim hem sizin için notlar aldım..
Kung Fu Panda’dan sizin için seçtiğim cümleler:

Usta Oogway’den;
-Ne zaman anlayacaksın, ne kadar alırsan o kadar azalırsın.
-Yumrukların savaşından önce zihinlerin savaşı gelir, o yüzden çarpıcı giriş önemlidir.
-Her zaman öğrenecek bir şey vardır.
-Sadece haber vardır, iyisi kötüsü yoktur.
-Bir söz vardır ‘Dün artık tarih oldu, yarın ise bir bilmece ama bugün sana hediyedir, bunun kıymetini bilmek gerekir.’
İngilizcede present; hediye, armağan, şimdi anlamlarına geliyor ya, burada da usta Oogway bunu hatırlatıyor ‘Şimdi, bugün bir hediyedir’ diyerek.

Usta Shifu;
-Sadece yapabileceğini yaparsan şimdiki halinden fazla olamazsın.
-Seni kendime dönüştürmeye çalışmıyorum, kendine dönüştürmeye çalışıyorum.

Yani neymiş, büyük bile olsan çocuk filminden öğrenilecekler olurmuş..

ugvey (2).JPG