Bütün gece yağmur yağdı her yere, sen zaten yağıyorsun her saniye gönlüme.
gönül
ıhlamur
Haziran ıhlamur kokar. Ihlamur, haziran kokar.
Sevenin gönlü ise aylardan bağımsız, hep gül kokar.
gönüle gelen
Bir şey gönlüne geliyorsa merak etme, olur mu olmaz mı doğru mu yanlış mı diye, uygun bulmasak o niyeti o gönüle koyar mıydık hiç.. Yani rahat ol.. Gönlüne konan hayrına olandır.
(vizyon böyle geldi, bana mesajı zaten var, eminim gönlüne niyet gelenlere de vardır bir mesajı)..
gönlünün istediğini yap
Bir yanım diyor ki “Gönlünün istediği her şeyi yapabilirsin, ne istiyorsan yap”.
Diğer bir yanım da diyor ki ‘Dur hayrola hopp! kolay mı öyle yapmak.. Bu mantıklı mı, her şeyi hesapladın mı olacakları düşündün mü? Hazır mısın, ya istediğin gibi olmazsa nasıl toparlarsın, buna gücün yeter mi, dayanabilir misin? Nasıl olacak o dediğin, öyle kolay mı sandın sen, ne sanıyorsun kendini’ vs vs.. Sonsuz konuşma ve caydırıcı düşünce şeklinde, bir şekilde dolaşıyor zihnimde.. Farkındayım artık bunların..
İki farklı sistem yürüyor aynı anda.. Benim yaptığım ise şöyle, kısa ve öz olanı seçiyorum. Gönlümün iyi hissedeceğini, neşemin yerinde olduğunu, içimin huzurlu hissettiğini seçiyorum..
Birincisi “gönlünün istediğini yap” diyen tek cümle söylüyor aslında istiyorsan dene yap, oluru varsa olur,yoksa olmaz, ne olacak sanki.. Bu yanım hep destekleyici..
Diğerinin cümleleri, itirazları sonsuz, ona uyarsam, bir itirazı bitse diğeri başlıyor. O bir dırdırcı, lafı hiç bitmiyor sanki..
Netice hepimizde var bu iki yanımız, ikisi de aslımız değil, biz olan değil, düşünceler sadece.. Bize düşen, kendimizi destekleyici, iyi hissettirecek olanı seçmek sanki..
Hangisinde “iyi” iseniz onda olun yanii..