Ve Aralık ayı ile kış mevsimi resmen geldi. Hoşgeldi sefalar getirdi. Her ne kadar artık yazın kiymetini bilsem de, ben bir kış çocuğuyum ve severim bu mevsimi. Diğerleri alınmasın her mevsimi severim de, kışın yeri ayrı bende..
Ve bu kış ayları, içinde sonsuz olasılıkları ve müthiş potansiyelleri barındırır her daim.. Baharda çıkacak tohum bu mevsimde demlenir, tüm yaratıcılığın ilk tohumu bu mevsimde köklenir. Bu mevsim olmadan yaratıcılık olmaz yani..
Vee en önemlisi benim ilk nefesim bu mevsimde, sen gelde kışı sevme, olacak iş mi yanii.. Kışı sevmeyeni, sırf ben o mevsimde doğdum diye, kara listeye alabilirim bile, en azından tüm kış olmasa da, Ocak ayı mutlaka sevilmelii..
bendenbanablog
2015 son-bahar’ı hoşçakal
Kesinlikle çok güzel bir sonbahar oldu bu yıl, çok şanslıyız yahuu..
Hava, sarı kırmızı yapraklar ve parlak güneş, gönülde olduğu kadar güzellik ee daha ne olsun..
Tadı gönlümde olacak bu sonbaharın, tam adına layık bir 2015 Son-Bahar’ı..
Zihnimde ve ruhumda güzelliklerinle hep kal, fiziki olaraksa hoşçakal..


haberiniz ola
Bir de şu var, haberiniz ola.. Ne kadar haklı olduğunuzu düşünseniz de, daraltıcı duygu ve durumda uzun kalmamaya çalışın. Çünkü neden, şöyle.. Hayat tabii, bir öyle bir böyle olabiliyoruz bir şekilde. Ve olana karşı bizde bir sorun olabileceğini, olana direniyor veya yorumlayamıyor olabileceğimizi fark edelim.
Hala sorun, duygu yoğunluğu olsa bile, bir şeyleri anlayamıyor olabileceğimizi kabul edelim öncelikle. Biz her şeyi bilemiyor olabiliriz o anda, ol’an oldu ise, konu ne ise, yaradanın bir bildiği vardır mutlaka.. durumu iyi yorumlayalım ve sabır bazen ol’ana.
Bunu neden ısrarla anlatıyorum bu ara, öncelikle bu duygu moralini düşürüyor, her şeyini etkiliyor insanın, tadını tuzunu, ışığını ve en önemlisi ‘güzelliğini’ ee daha ne olsun, bazen düşsekte hızla toparlamak için.. İnsanın güzelliğini oluşturan ışığı bile gidiyor yüzünden, haberiniz ola..
Nereden mi biliyorum, diyorum ya, bunlar bilgi olarak her yerde zaten var, benim biliş ve yazış nedenim ise hep bu bilgileri deneyerek, tecrübeyle..

uyum ve kabul yani ol’ana..
Değişim hangi konuda olursa olsun, yeni duruma uyum gerektiriyor. Yeni olana direnince, hala eskiyi de aynen tutmaya çalışınca sorun çıkıyor. Oysa olanı görüp, kabul edip, yeni bir tavır alınmalı ol’ana. Bir şeyler değişiyorsa yaşamında, vardır bir bildiği yaradanın senin hayrına, sen mi bileceksin her şeyi, kabul et, bekle, anla ve durumu yeniden yorumla, gönül ferahlığı ile yola devam et. Abartma, bazıları gider ve bazıları gelir yeni yaşama..
Ne o öyle abart duygu dolu ol ağla zırla, ayağımın altında zemin sallanıyor ne yapacağım modunda ol. Sen bir şey yapma, yaşam yapıyor zaten, sen kalbini sevgide tut ve anla, yeniye uyumla başla. Bu iyi işte..
Bunları nereden mi biliyorum, diyorum ya, hep tecrübeyle. Ohh bee nihayet geçen haftanın bitiminde durumu bu sabah anla. Diyorum ya hep, sabahların hayrı var diye..

şüphe ile geçen gecenin sabahı

Dün şüphe ile geçen geceden sonra iki şey öğrendim. Bunlardan birincisi, insanın niyeti insanlara ve olaylara karşı iyiyse, bilerek ve isteyerek iyi düşünmeye çalışıyorsa, bir şekilde bazen içi daralsa da, her olay daima insanı iyiye götürüyor. İçindeyken bazen anlamasak da, yaşadığım tecrübelerden bildiğim bu. Her şey hayrımıza oluyor sonrasında bu kesin, dünkü olan için henüz diyemesem de, bu her zaman böyle.
İkinci tekrar öğrendiğim şey, sabahın gerçekten bir hayrı olduğu, bu da kesin, bir şekilde sabahın enerjisi, insanın içine bir ferahlık veriyor, tekrar anladım ve gecenin enerjisine biraz sabır gerekebiliyor bazen.
Ve insanın daraldığı anda, bunu anlayan ve destek olanlar var ya şu dünyada, bunun için çok şükür ediyorum.
Bu arada şüphe çok daraltıcı bir duyguymuş ve bunu görmem gerekiyormuş, anladım, ihtiyacım kalmadı ona. Başladığı ilk noktada durmuyor kesin ve seni olmadık yerlere sürüklüyor, bunu yaşadım ve kimseye tavsiye etmiyorum. Nasıl bir şey olduğunu gördüm ve onu kendi yoluna yolluyorum, o kendi istediği yola ve benden ve herkesten uzak ola..