hocam..9

YARATIM O KADAR KOLAY Kİ ASLINDA.. HERKESİN TERK ETTİĞİ HAZİNE TEFEKKÜR HAZİNESİDİR. TEFEKKÜRÜN KAYNAĞI..HAYRET ÜZERİNE KURULUDUR..YANİ KAİNATIN MEKANİĞİNİN SIRLARI GÖZ ÖNÜNDE O KADAR AÇIK VE NET Kİ..

SIR……EĞRETİLİKLE İLGİLİ

YÜRÜMEK İÇİN EĞRETİ DURMAK GEREKİR. YANİ YOL ALMAK İÇİN DENGEYİ BOZUP YENİDEN DENGEYİ KURARKEN BİLE.. DENGENİN BOZUK OLMASI HAREKETİ SAĞLIYOR.
İNSANIN EŞYA İLE KURDUĞU BAĞLAR DA EĞRETİ DURMALI.. EĞER BAĞLAR KATI HALE GELİRSE O İNSAN BİTER. BİTİYOR DA ZATEN.. UZUN HİKAYE..
HER ŞEY APAÇIK VE NET.. MEVLANA’NIN DEDİĞİ GİBİ HAYRET GÖZLERİYLE BAKMAK YETERLİDİR. İNSANLARIN ÇOKTAN TERK ETTİĞİ ALAN BURASI BİR HAZİNE. HER BİR İNSAN TEK BAŞINA BİR LABORATUVAR BİR BİLİM İNSANI İÇİN.. İNSANLARA SADECE BİR GÖZLEMCİ OLARAK BAKIN..

Mustafa Karnas

Güneş Yanığı Sonrası Soyulma

alef yolcuları-mustafa karnas

Geçen yaz okuduğum Karnas kitaplarından biri de “Alef Yolcuları”. Yazarın, Kum kitabının yazarı meşhur Borges’le dialoglarından ve zihinsel akışlarla yazılmış, heyecanlı ve sürükleyici  bir roman. Kitapta, Borges’in ‘Yansıtıcı’ dediği yazar ile savrulmaları var. Beni çok etkilediği için kitaptan bazı bölümleri sizlerle paylaşıyorum:

“- Kalpten kalbe akan giden var ise ve kalp kalbe dönükse dostluk oradadır. Sevgi orada esir kalır ve bu esirlik hoşnutluk vericidir, çünkü sevgi mekanını bulmuştur. Zaten kalbin aradığı da hep bu olmuştur, esir düşecek bir mekan. Bunlara ne mutlu..”

“- Eksik olan kendini tamamlamaya çalışır ve insan hep eksiktir. Ölene kadar sürecek bir serüven. Öldükten sonra da sürer. Zaten sadece bu nedenle, ölüm aslında yoktur diyebiliriz.”

“-Yazılmış olan mutlaka gerçekleşir. İnsanın içinde dört sütun vardır. Bunlardan ikisi görünür, ikisi gizlenmiştir. Gizlendikleri yer insanın gözlerinin içindedir. Bakışlarına hakim olan, kuvvete de hakim olur. O gizli iki sütun kendini sadece gözlerde gösterir ve aynaya bakan her kişi, aynaya bakarken artık kendi gözlerini göremez hale gelince, gördüğü gizli iki sütun olur ki, o zaman ona bir alemin kapısı açılmış olur….Ayna diğer alemlerin bir kanıtı ve ona açılan kapılardan biridir ve aynalar Alef anlarını içlerinde gizlerler. Aleflerin çokları mutlaka aynalar üzerindedir. Onlara baktığınızda, eğer bir Alef size dost olmuşsa elbette kapılarını size açar.”

“-Sıcağın en yüksek noktada bulunduğu anda sıcak artık sıcak değil, insana soğuk gelir, soğuk ta aynı şekilde zirvesindeyken ısıtmaya başlar. Anlamsızlık kendi zirvesindeyken anlamlaşmaya başlar. Her şeyin ve her noktanın ikizi vardır. İkiz ise diğer soyut boyuttadır ve biri eksildiğinde diğeri çoğalır. Biri çoğaldığında ise diğeri eksilir. Sıvı gibi birbirlerine doğru akarlar ve belli bir denge üzere kendilerini eşitlerler.”

bilge kaskana

Bu aşağıdaki ilk kısım geçen sonbahardan, kitabı okuduktan hemen sonra yazmıştım. Yeni yorumum biraz daha aşağıda ve zaten ‘Bilge Kaskana’dan sonra pek başka kitap da okuyamadım açıkcası, o da şundan, Kaskana yetiyor zaten hayatı anlamaya:

“Yaz günlerinden sonra, okumanın tekrar keyifli olduğu bu sonbahar günlerinde, hem de bayram öncesinde, bir solukta okudum “Bilge Kaskana”yı..Bu aralar yeni ne okuyabilirim, bir bilge ne anlatır, benim hayatımda bilgece öğütlere ihtiyacım var diyorsanız mutlaka okuyun derim.
Yalnız Kaskana, bir köşede oturmuş aksakallı bilgelerden değil, hani derler ya
‘feleğin çemberinden geçmiş’ bir bilge..
Hayatta pek çok yolu denemiş, bedensel zevk ve ruhsal huzuru deneyimleyip, ikisini de dengelemiş gerçek bir bilge..
Vee Babilli bilge Kaskana’nın, ders alınacak, herbiri muhteşem önerileri ve öyküleri tam da ihtiyacım olan zamanda iyi geldi. Ve de içinde bilgelik tohumu olan her insan gibi, bana benim içimdeki ‘bilgeyi’ farkettirdi..Var yani bu tohum bende😊
Bilgelik için eksik kalan yönlerim mutlaka var tabii…
‘Mustafa Karnas’ın dediği gibi
‘eğrisi doğrusuna denk gelir’ nasılsa..
maksat bilgelik olduktan sonra😊”

Bu alttaki kısım bugünkü yorumum:

‘Bilge Kaskana’ geçen sonbaharda okuduğum muhteşem başucu kitabım.. Gerçi artık başucumda değil, şundan dolayı artık tüm hücrelerimde Kaskana’nın bilgeliği zaten kayıtlı..
Kaskana, Babilli bir bilge ve olaylar o zamanda geçiyor aslında ve gerçek olan şu ki, Kaskana’nın dediği her şey ve tecrübe hayatın her zamanlarında geçerli aslında, yani Kaskana ve verdiği öğütler ölümsüz aslında..
Bunu kitap bittikten çok sonra, hayatın içindeki tüm deneyimlerimde anladım ben. Onun her dediği, tam ihtiyaç duyduğum anda beni hep destekledi ve hayatımı kolaylaştırdı.
Mesela Kaskana’dan hemen şu aklıma geldi:
“Kimseye hayatınızı verecek kadar sadık olmayın” bu kadar işte, yaşamdan ve yaşam hakkının teşvikinden ötesi var mı? Önce biz iyi olalım, bu bizden yansır zaten..
Kaskana’yı çok önemsiyorum, ben çok faydalandım ve ihtiyacı olanlara da katkı olsun istiyorum.
http://mustafakarnaskitaplari.com/ dan kitap olarak veya e-kitap olarak yeni baskısı ile bulabilirsiniz. Bende olan geçen yazdan olan eski baskı kitap, yeninin kapak tasarımıda yeni, şaşırmayın bu yüzden..