Seni düşünmek, bilmediğim bir şehrin sokaklarında, sabahın erken vaktinde, hem de hafta içinde, yani iş güç yok gibi, öylesine başıboş dolaşmak gibi.
bendenbanablog.com
Gözler..
Aman dikkat et, zihninde ne varsa kalbinde, kalbinde ne varsa gözlerinde var. Gözlerinde ne var? Dikkat et.
Hal..
Ne oldu, nasıl oldu da oldu hiç bilemedim ama bir duygu, bir akşamüstü geldi ve kalbime kondu. Onun ne olduğunu anlamam uzun zamanımı aldı.
O nasıl bir şeydi? Sanki kısmi bir delilik gibiydi, insanın bir an en tepede, bir sonrakinde en derinin de derininde olduğu bir duygu, ona duygu denemezdi, o bir haldi.
Büyük bir coşku, büyük bir acıyla her an el eleydi çünkü o bazen sakin ve bazen sert bir rüzgardı, hiç tutulmadı, sadece tutulmuş gibi yaptı.
Ve o rüzgarın şiddeti bazen artıp bazen azalsa da hep devam etti.
O aşktı.
Verdiğin her şeyin dışında, bunu yaşattığın için kalbim hep şükranla dolu olacak sana.

İyiyim desem..
Hani olur ya bazen, iyiyim desem dilim, kötüyüm desem kalbim razı değil, öyle bir hal işte.
Sıkıntı..
Çürüyen yaprağın dalda durması da sıkıntı.
Alma- verme..
Alma verme dengesi hep sorun olur. Veren kalptir, alan akıl. O yüzden ikisi de kullanılırsa yaşam kolay olur.
Yol..
Yollar vardır ve bir de yol içinde yollar. Küçük yollar ana yola kavuşur ve her yol bir yere ulaşır. Yanlış yol olmaz, bazen sapılan yanlış gibi gelen yollar, bir şekilde ana yola ulaşır. Ve yolcu sevgiye ulaşır.
Ol..
Gece bittiğinde, yeni gün doğmadan bitir hepsini ve sabaha masum ol, sabah gibi.
Hafif..
Enerjim öyle hafif olsun ki, baharda açan pembe kiraz çiçeğinin, usul usul esen bir rüzgarda havada nazlı nazlı uçuşurken, ilerdeki ırmağın kaynağına konup, oradan neşeyle ırmakla bir olup akması gibi.
Neyi hissetmek isterdin?
Hep başkalarından istiyorsun ya o şeyi, mesela şefkati, acaba önce sen verebilir misin şefkati? Tabi önce istediğin kişiye, sonra istersen her şeye.
Ama tabi verebilmen için o şeyi, önce kendinde çoğaltman lazım.
Bu hissin herkeste olduğu kesin ama kullanılmadıkça zayıflamış veya belki içimizde daha derine saklanmış olabilir ama zemininde vardır, gerçekten istersen çıkar mutlaka.
Ve o çıktığında önce sana dağılır, bir düşünsene şefkat yağmurunda ıslandığını 🙂 muhteşem bir his. Ve tabi her içten fışkırıp gökten yağan şey gibi, o senden etrafına da yayılır. Yani mutlaka yağar şefkat, vermek istediklerine.
Ama sen onu önce çıkart, kendinde dolaştır ve kendini doyur, sonra göğe fırlat.
Dışarı verdiğin her şey gibi ama verir gibi yaptığın değil, kalpten verdiğin yani hesapsızca, her şey gibi önce yine sana yağar ve sonra istediğine ve daha da sonra herkese.
Tüm diğer istediğin hisler için de durum aynen geçerli.
