sevgi

Sevgi ve korku aynı alanda olamaz. Bu kesin bir gerçektir.

Şimdi bazıları vardır; Hem birini sevdiklerini söyler hem de ondan korkarlar. İşte bu olur bir durum değildir.

Neden olamaz, çok basittir; Sevgi ve korku, aynı yerde bulunmaz. Birinin olduğu yerde diğeri bulunamaz. İkisi farklı kutuplardır.

İnsan birini seviyorsa, ondan korkmaz. Bir ortamda korku varsa, orada olan sevgi değildir. Hesap kitap işleri olabilir.

Sevgi niyet işidir. Ha tabi o niyet o kalbe neden konur? Başkaları değil de, neden o sevilir? Burada;

1-Dünyasal anlamda bir enerjilerin uyumu konusu vardır. Bununla birlikte pek çok kişiyle enerjiler uyumlu olabilir ve biri sevilir. Yani enerjilerin uyumu tek başına yeterli değildir.

2-Birbirinin eksiğini tamamlama vardır. Bu da tek başına yeterli değildir.

3-Olsa olsa gerçek sevgide ilahi bir yan vardır. Sevgiyi güzelleştiren, tamlayan bu olabilir.

Buradan devamla birini gerçekten seviyorsanız, ondan korkmazsınız. SEVGİ AÇIKLIK bekler. İnsan, sevdiğinden kendini gizlemez korkmaz.

Kendini gizlemek, korkunun bulunduğu yerdedir. Korkunun olduğu yerde, insan kendini gizler, korktuğu kişinin kendindeki eksik gedikleri görmesini istemez. Eksikleri görülürse, eleştirileceğini, aleyhine kullanılacağını düşünür. Korkunun olduğu yerde bu doğrudur. Ve bu dünyada herkesin kendince eksik gedik yerleri mutlaka vardır. Dünyada insan olarak var isek, tam olamayız.

Sevgi, açıklık bekler. Sevgi dürüstlük bekler. Ve gerçek sevgi zaman ister. Zaman sevginin gelişmesi için ona emek vermenizi bekler.

Gerçekten seviyorsanız, açık olmayı öğrenme zamanıdır. Sevdiğine açık olmak öğrenilebilir bir durumdur. Yeter ki gerçekten birini sevmeye niyet edin. Biraz zaman alsa da, açık olmak öğrenilir.

Gerçek sevgi GÜÇLÜ olmayı bekler. Güçlülük, sadece sevgiyedir. Onu geliştirmek içindir.

Gerçek sevgi KENDİNE GÜVENMEYİ ister. Güven önce kendinedir.

Gerçek sevgi ŞEFKATLE beraberdir.

Vee gerçek sevgi, sevdiğine, benim malım demez. Onu hem sevdiğini bilir hem de sahiplenmemeyi öğretir.

Her şey enerjidir. Sevende sevilende enerjidir. Enerji tutulamaz, kısıtlanamaz, sahiplenilemez. Bazıları bunu yaptığını sanır. Oysa yanılır. ENERJİ TUTSAK EDİLEMEZ.

ENERJİ sadece AKAR, o özgürdür. Kim enerjiye dur diyebilir ki? Bu mümkün değildir. O zaman, uygun olan, sevginin akışına izin vermektir.

Gerçekten birini sevmeye niyetiniz var ise, ZAMAN size tüm bunları öğretir. Öğrenmek ise her zaman iyidir.

Enerji, yaratıcıdan bize yansır. Biz bedenlerle bu dünyada enerji ile bir şeyler üretmeye VESİLE olanlarız. Biz enerjiyi kullanırız. Onu kullanıp yeni enerji üretimine katkı sunarız. Enerjiyi üretip ve kullanarak yaratılışa katkı sunarız. Enerji sayesinde varlığımızı sürdürürüz.

ENERJİ her daim AKAR. Biz onu tutamayız.

Neticede gerçekten seviyorsanız, sevgiye zaman tanıyıp bunları öğrenir ve yaşarsınız. SEVGİ size ÖĞRETİR. Yani siz sevgiye, sizden akması için vesile olursunuz.

Bu şansa, onu sahiplenmeye çalışarak değil, ONUNLA AKARAK dahil olun.

57a1d9155e307

Ben ve O..30

O: Bu bağı kesmemi ister misin?

Ben: Olmaz..kalsın.. Bu bağ, beni hayata karşı sıcak tutuyor. Her ne kadar bazen acı çeksem de, bu bağ “Beni hayata karşı sıcak tutuyor”.

O: O zaman acı çekme.. Acı çekiyorsan, bu bağ kesilmeli.. Artık acıdan zevk alma zamanı değil.. En azından sana hiç değil.. Kararını ver.

Ben: Tamam, düşüneceğim..

O: Düşünme.. Şimdi cevabını ver!!

Ben: Sen beni zorlamazdın..

O: Bu konu önemli.. Önem nedeni şu; Olan veya olmayanın kendisi önemli değil.. Olan veya olmayanın altında yatan, senin duygu ve hislerin önemli. Şu anki duygu ve hissedişi geçmelisin artık. Bunu geçmelisin.. Bu bakışı bırakmalısın. Sen, bırakışın ne olduğunu sanıyorsun. İnsan sadece dünyasal şeyleri bırakmaz. Bırakış sadece, insanları şehri eşyaları kişileri bırakmak değildir. Duygular, hisler, inançlar, kabuller, kavramlar da bırakılır. Bırak artık bazı enerjileri.. Kolayını seç, hala görmüyor musun? Hepimiz yanındayız, bunu hissetmiyor musun? Senin için bu kadar desteği ısrarla kabul etmiyor musun? O halde, sen bilirsin.. İstediğin gibi yaşa..bize dert yanma.. Sadece NET Ol.. Ne dersen onu kabul ederiz. Sadece ikili oynama, bu sadece seni yorar. Karar senin.. Ne dersen o olsun.. Ve en önemlisi “Teslimiyet lafı, sözde değil, senin özünde olsun” Akışa teslimin, neşeyle ol-sun.

Ben: OL-sun..

Bağı, ben istersem kesebileceğini söyledin.. doğru mu?

O: Öyle dedim de, aslında doğrusu şu; Bağı, istersen, sen kesebilirsin. Bu bırakıştır. Ben ve biz, senin istediğini yaparız. Bağı, sen istemezsen, biz dediğini yaparak, keseriz. Büyük ölçüde olan budur. Küçük ölçüde olana karışma. Temele karışma, o bizim düzenimiz.

Ben: Anladım..

O: GÜÇLÜ ve NEŞELİ OL.

Ben: Tamam..GÜÇLÜ VE NEŞELİYİM. BEN BURADAYIM. Uzatmayacağım. ÖNCE BEN VARIM..

O: Güzel.. 🙂 🙂

751038286_n

teslimim..

Allahım bu defa sana teslimim

Gerçekten teslimim sana bu defa..

Ben denedim, yapamadım,

Sen bilensin.

Ben zihnen yoruldum, Sen yorulmayansın.

Ben bir şey olduğunu göremedim, sen görensin.

Ben duyamadın, sen duyansın.

Ben anlayamadım, sen anlayansın.

Bu defa ben bıraktım, sana teslimim.

Sen ne dersen o olsun, sana teslimim.

Bugün boşum, bu boşluğu bildiğin gibi

Sen doldur e mii?..

IMG-20160710-WA0342.jpg

 

 

Ben ve O..29

Ben: Bugün biraz nazlayıp sevsen beni..

O: Hayırdır, ne oldu..

Ben: Bir şey olmadı, böyle bir haldeyim, şevkat istiyorum, biraz sevgi, biraz naz, çok mu zor senin için bunları vermek?

O: Neyin var?

Ben: Sorma lütfen bilsem derim. Aslında bunu derken biraz sor ve yardım et istiyorum.

O: Farkındayım, sen duyguların konusunda, zorlanınca konuşabiliyorsun, biliyorum. Bu belki enerji çekme yolun. Evet neler oldu bu iki günde, neden böylesin?

Ben: Bilmiyorum..Sanki anlamsızlık.. Bende, yapmayı arzuladığım her şeyde anlamsızlaştı. Bilemedim yani.. Bir şey arzulamıyorum, istemiyorum sanki..

O: Bu neden oldu dersin?

Ben: Odağım hiç kendimde değil, bütün sorun bu, ben kendimde olamıyorum. Mutluluğumu kendim dışında şeylere bağlamışım, kendime değil. O yüzden bir şeyi istediğim kadar alamayınca kırılıyorum. Sanki bugün daha çok sevgi ve ilgi istiyorum. Yani her zaman böyle değilim biliyorsun. Aslında normal halimde fazla ilgiden sıkılırım.

Yok yok anladım fazla ilgi değil sorunum, sorunum şu; Ben sürekli olmayan üzerinden düşünüyorum, abartıyorum, bu beni üzüyor. Olmayanı, olmuş gibi hissediyorum ve işin komik yanı ne biliyor musun? Ben ne olmasını istediğimi bile bilmiyorum? Bilsem bile bunun nasıl yapılacağını bile bilmiyorum. Netice saçma bir yer ve durumdayım. Hemen toparlamalıyım.

O: Pekala, kendinle sürekli bağlantılı ol, öncelikle gönlüne güven, o doğru söyler, aklına her zaman takılma, bırak kendi haline. Bunu yaparsan, güvende hissedersin. Evet biraz abartma huyun var, duyguları, her şeyi. Unutma duygu dediğin nedir ki? O geçer, o kalcı olan değil.

İçinde sadece sonsuz neşenin olduğu o yeri hisset. Ben ordayım, sende orda ol. O  gözlerine yazık etme, sonsuz neşede ol. Etrafına bak ve gülümse, boşver gitsin, ne olacak sanki. Her şey “OLSADA OLUR OLMASADA OLUR”. Takılacağın bir durum yok. Böyle mızmızlanmak uygun değil. Olsa ne olur olmasa ne olur bir düşün. Bir şey fark eder mi? Hayır. Rahat ol. Takma ve umursama. Böyle yapmazsan, bende seni umursamayacağım, saçmaladığının farkındasın, öyleyse bu saçmalık niye, yeter.

Ben: Oooo, bakıyorum fenasın.

O: Bugün bundan anlayacak gibisin. Sakın yapma, abartma, doğal haline bırak. Bu en doğrusu. Odağını nerde tuttuğuna dikkat et. Odağın bozulduğu anda tekrar düzelt.

Ben: Tamam.. haklısın. Şimdiden daha iyiyim.

O: Tamam.. Güzell..

751038286_n