rehber..

Bundan 6-7 yıl önce Osho okuduğum dönemlerde “Önce kendini sev, diğer her şey kendiliğinden olacaktır, temeli budur” sözü, onun o kadar kitabı ve sözü arasında en ilgimi çekeniydi. Kendini sevmek ne ola ki.. Bu alttaki resim ve yazı artık Osho okumasam da, ona olan sevgimle beraber, yıllardır iş bilgisayarımın arka ekranından geçen resimler arasındadır. Bu ne demek o zaman anlamasam da içime hoş gelmiştir hep.. Osho’dan tek aklımda kalan söz demeyeceğim çünkü, onun her yazı ve sözünü neredeyse ezbere bilirdim, şimdi söyledikleri bendeki Osho haline geldiği için, kendi cümlelerimle bilirim, ezbere değil yanii..

Ve evet, işte hep soruyorsunuz ya ‘sana ne oldu’ bana bu 6 ay içinde özellikle son 3 ayda olan bu, “ben kendimi sevmenin ne demek olduğunu kenarından da olsa anlamaya başladım”. Kıyamıyorum kendime, iyi olmasını istiyorum her daim ve ben iyi olunca benden akanda iyi oluyor dünyaya. Bu iyilik sadece zihnen değil bende, zihnen olduğum kadar bedenen de iyiyim bu sene. Ona sevgiyle özeniyorum, cinsiyetinin farkında olsun ve ona göre davransın istiyorum, oda buna cevap veriyor. Beden şekle sevilince giriyormuş, kilolar ataletten kurtulup, keyif halinde olunca kendiliğinden gidiyormuş, bunlar hep kişisel tecrübe.. Ve bu fiziki değişiklikler (detay vermeyeyim artık, kısaca kilo ve giyim diyeyim) dış dünyanın ilk ilgisini çeken değişiklikler. Oysa buna geliş önce zihnen oldu bende, fark etmek kendini, önce düşüncede ve bunun yansıması bedende oldu, tecrübeyle biliyorum. Sadece tek başına bedenle ilgilenmek bir yere kadar, ikisi bir arada olunca güzelmiş her şey.

Netice beden zihin iyi olunca ruh daha neşeli ve şefkatli oluyormuş, yani üçü birlikte “iyilik” halinde, bunlarda kişisel tecrübe..

Vee merak edilen son kısım, Osho okurken, insanın bir rehberinin olması ne demek merak etmiştim ben ve ne mutlu bana ki böyle birini tanıdım. Bunu canı gönülden istemişim demek ki. Bu yüzden ona sevgim saygım sonsuz benim. Katıldığım dersleri, okuduğum kitapları ve kişisel sorularıma cevapları ile, bana ışık olan, rehber gördüğüm insan, Mustafa Karnas’a  sonsuz sevgilerimle. O bunu bilmiyordur muhtemelen, onu rehber kabul eden benim bu arada. Hep diyorum ya ona ‘ben iyi biriydim zaten kabul ve o bu “iyi”liğimi arttırmama vesile olan insan’. Onun paylaşımları bana başta kendim olmak üzere, bir çok şeyi fark ettirdi ve tabi ki kabul ben buna hazır olduğum için sevgiyle aldım hepsini.

Olanın kısası böyle, uzunu başka ortamlara, hayat bu belli mi olur, insanı ne güzel sürprizlerin beklediği ..

1541520656_n

O ve ben..2

O: Bu dünyada fesat diye bir şey var, kıskançlık diye bir şey var, kötülük var. Şimdiye kadar kendinde ve dışarda yok saydığın bu duygular var. Bunlar enerjiler aklında olsun diyorum bu ara,  çünkü artık akıllı ol.
Ben: Tamam o zaman..
O: Akıllı ol, sadece kalp yetmez akıl lazım her kula, bu hayatta.
Ben: Tamam o zaman..
O: Kabulün iyide, unutma, uygulama sınamasındasın bu ara, bildiklerini düzgün uygula.
Ben: Tamam, birden heyecanlandım sanki..
O: Gülüyorum sana, rahat ol yahuu destekleniyorsun herkes gibi her an, sadece uyanık ve farkında ol hayatta, gözü kapalı değil. Gönlü ve gözü açık insan ol.
Ben: Tamam deneyeceğim..
O: Deneme Ol.
Ben: Tamam..

1496666_10151904689728520_115587396_n

O ve ben..1

Ben: Varlığıyla sadece kendini değil başkalarını da mutlu etmek ne muhteşem, böyle olalım yahu..
O: Böyle olduğununun bilgisi ve mutluluğuyla bunu diyorsun şu an.
Ben: Şımarmayayım diye..
O: Arada şımarmak iyidir, bu dünyanın gereği, rahat ol.
Ben: Ne muhteşem bir his bu yahuu..
O: Şımar kabul ve “O’nun eli olduğunun bilgisini de her daim kalbinde tut”.
Ben: Tamamm..

1496666_10151904689728520_115587396_n

soruya cevap

Ne kadar saf ve masum olursan o kadar aydınlanırsın ve onun ışığıyla yıkanırsın aslında. Ve bu da sadece bilgiyle değil bildiğini uygulamakla oluyor. Zorlansak da  bazen bilgiyi uygulamak lazım. Önce bileceksin, sonra bildiğini uygulayacaksın..
Keyif al mümkün olduğunca hayattan, habire hedef peşinde koşma, O’nun eli olduğun bilgisiyle, O’nun adına yap her şeyi, şimdilik arada beter hissetsen bile,  çoğunluk keyifte ol..

“Aydınlanma Yolu”ndan benim anladığım bu, abartılı anlamlar arama bu hayatta, iyi ve keyifli misin, kalbin aklın birlikte iyilikte mi? Tamamdır o zaman Yol’un kendisisin sen ve Aydınsın zaten yahuu.. Senin deyiminle “Aydınlanma Yolu”ndasın o zaman, bu kadar işte..

Tüm dünyanın bir parçasısın, her şeyle temas halindesin, O’nun aracılığıyla, dünyada yaratabilecek olansın.. Hem çok önemlisin hem sıradanın parçasısın.. Ol’an bu işte..

11067487_661206557339215_7974283672712803234_n

O’nunla konuşma ve benim hata dediğim durumdan öğrendiklerim..

Bilgi 1- Herkesle her şey konuşulmaz,

Bilgi 2- Herkesi kendin gibi bilmek olmaz, (dışarıdan sana benziyor gibi görünse de tatlım, herkes kendi gibidir sadece, sende dahil buna)

Bilgi 3- Şu dünyada herkes kendi derdinde, o yüzden ya kimseye dert anlatma ya da gerçekten dertsiz huzurda insan ol.  Ben: Bu ikinci kısmı seçeyim ben, bu iyiymiş

Bilgi 4-Her insanın yaradılışı farklıdır, sen dahil.. Bazen sen iyi diye yaparsın bir şeyi, karşıdakine iyi gelmez bu durum. Bu nedenle önce karşındaki insanın yapısını anla, bu konuda akıllı ol ve ona göre davran insanlara. Bu iyi olan, böylece onlarda mutlu olur, seninde kafan rahat eder.. Tamam mı tatlım?  Ben: Tamammmmm

Bilgi 5-Her yol O’ndan çıkar ve sen istersen her yol O’na çıkar.

Bilgi 6-Sen O’nun eli kolusun bu dünyada.. Bir düşün ne mutluluk bu, O’nun eli olduğunun bilgisiyle yaşaa..  Ben: Ay bu ne güzel bilgi yahuu

Bilgi 7- Hem vicdanlı, hem akıllı ol bu hayatta, ikisi bir arada yani, o zaman tam olursun sen

Bilgi 8-Bu dünyada yaşarken hem beden hem ruh ol, ikisini de fark et ve gözet…

O: Vee….

Ben: Şimdilik bu kadar yeter bana, fazla bile sanki…

O: Unuttun mu hiç bir şeyin fazlası olmaz insana, tam ihtiyacın olduğu kadarı bu, merak etme

Ben: Tamam anladım bunlar bilgi, şimdi zaman lazım bana, öğrendiklerimi layıkıyla uygulayayım o zaman..

O: Hah şöyle, yola gel artık tatlım,

Ben: Çok derin bir gülümsemee..

751038286_n

 

hata değil öğrenme

Ben ne büyük hata yaptım, tamam hata yapılır da, ben  yıllarca yapmışım, dile kolay 15 yıl.. ne şapşalmışım..

Bu tecrübenin bana öğreteceklerini anlamalıyım, öğrenmeliyim ve gerçekten öğrendiysem uygulamalıyım bunları..

Hayat öğretiyor bir şekilde, bazen kolay yerden, bazen de zor yerden ve öğrenene kadar şiddeti değişerek öğretiyor hepimize.

İşte bu yüzden, hata dedim de bu doğru değil, insan her zaman yaptığının en doğrusunu yapar, bu kesin. O zaman bu kadar biliyormuşum ve doğrum buymuş demek ki.. Ve her koşulda küçük uyaranlarda anlamayınca bir şeyleri, şiddeti artınca sızlanmanın gereği yok kabul, madem öyle, ben de öncesindeki uyaranlarda öğrenseydim bazı şeyleri..

Vee bu yüzden bu bir şans bana, belki biraz en zorundan gibi geliyor olsa da, yinede anlamalıyım ve bu konuda anladığımı uygulamalıyım. İkisi bir arada olunca öğreniyor insan.

Bildiğimi iddia ediyorsam bir konuda, onu uygulamada da göstermeliyim.. Kuru kuru bilgiyi bilmek yetmez yani, diğer aşamaya geçmeyince, o ders öğrenilmiş olmaz..

Tıpkı bir öğrenci gibi, öğrendi matematik formüllerini güzel ve girdi matematik sınavına, o sınavda o formülleri layıkıyla kullanmalı ve uygun cevabı vermeli..

Ve evet yıllardır bildiğimi zannettiklerimi uygulama zamanındayım. Hep diyorum ya zorlanıyorum bazen, yinede biliyorum ki, bu bir fırsat bana, güçlenerek çıkacağım bundan..

Bunu neden anlatıyorum, sadece şundan, hem ben yazarken rahatlıyorum kabul zaten..

Birde şu var ki, konuları ve konuların şiddeti değişik olsa da hepimiz geçiyoruz bu tür sınavlardan. Bu tür dönemlerde, insanız ya önce biraz ağlayıp sızlanıyoruz Yaradana, ben yaptım bunu, biliyorum o yüzden.

Ve sonra bunun benim iyiliğim için, arınmam için bir fırsat olduğunu anladım, sizde anlayın, zorlanmalar birer fırsat bize, daha saflaşmamız masumlaşmamız için, böyle bakın olaya ve şunu da unutmayın “Yaradan kimseye taşıyacağından fazla yük vermez” bu evrensel bir yasa…

Demek ki neymiş, yük olarak gördüğüm bu durumu taşıyabilirim ve taşıyabilirsiniz. Uygun zamanı gelmiş ki bu öğrenme dosyası önüme, önünüze açılmış.. Açıldığına göre, Ee hadi öğrenip uygulamaya o zaman.. Her şey hepimize kolaylıkla Ol’a..

751038286_n

 

 

 

düşünceler

Zihnimden geçen düşüncelerin bir kıymeti yok gerçekte, hepsini bir yerden almışım ve sahiplenmişim bu kesin. Bunlardan kendime bir karma oluşturmuşum, şöyle böyle diye, oysa hiç birinin bir kiymeti yok gerçekte, etrafta dolaşan başı boş enerjiler düşünceler. Sahiplenmenin gereği yok onları, işine geleni al kullan ve teşekkürle gönder. Sıkıca sarılmanın bir gereği yok, onlar sahipsiz enerjiler, biz değiliz.
‘Benim bu konuda düşüncelerim, benim fikirlerim’ bunlara gerek yok artık… gelsinler gitsinler keyiflerince ve biz de keyfimizce alalım ve bırakalım onları, sıkıca sarılmak gerekmez yani..
Onlar sadece dolaşan enerjiler,  ‘Ben’ olan değil… abartmayalım durumu, gelsinler ve gitsinler boşver..

11173354_678540792272458_345069410213523598_n

kalp ve akıl- güneş ve ay

Bunların hepsi kalbin daha fazla genişlemesi için ve aklın daha fazla kullanılması için mutlaka. Kalp bedenin güneşi, olmazsa olmazı, ee bir düşünsenize, her şeyi kapsayan güneşinin, geniş ve parlak olması ne demek.

Demek ki boşuna demiyormuşum aylardır “parlak güneş” diye, bir bilinen varmış benim için yine. Kalbim daha açılmalı sevgiye ve kapsamalı her şeyi kabul yanii..

Ve bu dünya araçlarımdan olan ‘akıl’ bedenimin görünmeyen ay’ı, seni yok saymak olmaz, dengeli olmalısınız ikiniz de..

Neden, çünkü dünyadayım ve insan diye biliniyorum, öyleyse layıkıyla ikisini kullanmalı ve dengelemeliyim. Sırf kalbimin güneşi yetmez, aklımın ay’ını yani yaratıcılığını kullanmalıyım.

Amaç bu muhtemelen bu dünyada, ee hadi o zaman akıllar ve kalpler dengeye..

ocak.jpg