“Gülüyorum sana.. Bunların hiçbiri kalıcı değil ki.. sakın Aydek’i üzme.. ”

“Gülüyorum sana.. Bunların hiçbiri kalıcı değil ki.. sakın Aydek’i üzme.. ”

Essin rüzgarlar, sen onu boş ver.. İçine de esiyor mu? Onu söyle yeter.. İçine esiyorsa iyi 🙂 en azından tortuları da temizler..
Kalbim ışıklı yelkenli bir gemi, yelkeni benden, rüzgarı senden yapılı.. İçim biliyor, yelkenime uygun rüzgarı, usulünce verirsin. Her rüzgarına eyvallah.. İstikametimin sen olduğunu bilensin..

Şimdi dış gözümü kapatıp, iç gözümü açtım da oradan baktım kendime sorun var mı diye.. İçimden gelen koca bir gülümseme 🙂

Şimdi ben bedenimde bir hücre olsam, diyelim mide hücresiyim (Yok yahu ben aklı severim, beyin hücresi olayım durr 🙂 ). Ben bir beyin hücresi olsam, tabi ki kendimin iyi olmasını isterim. Bu doğal, BEN beyin hücresi olarak iyi olmalıyım.
Ben bedenin bütünü olsam, yani Aydek (ki öyleyim) beyin hücresi iyi olsun, mide hücresi kötü olsun diyemem. Çünkü bilinçli bir varlık olarak, hepsi iyi iken, Aydek’ in iyi olacağını bilirim. Bazen hücreler- organlar, beşer oldukları için şaşar ve en iyi en büyük ben olacağım der ve diğer hücreleri yok sayıp, dengesiz güç elde ederek kanserleşmeye kadar giden hastalıklara yol açar.
Bütün olan bilinçli varlık, yani Aydek, buna izin vermez, olayı toparlar ve gerekirse hepsini dengelemek için bedeni imha eder.
İşte insanlığa ve siyasi olaylara bakışımın özeti budur. Birimiz kötü iken, İNSANLIK iyi olamaz. Bencilliklere dur demenin vakti çoktan geldi. Beyin hücresi iyi olsun EVET ve bağırsak hücresi de iyi olursa tüm beden iyi olur. Biri diğerinden üstün değil, sadece dünyasal görevleri farklı. Bunu anlamak kolay.. Bedenin bir organı hasta ise, AYDEK iyi olamaz.
AYDEK, tüm hücrelerin uyumlu birlikteliği ile sağlıklı ve İYİ olur.. 🙂 İşte bunu anlamak çok kolay..

Her şeyin bin türlü çözümü vardır. Birini seçip yürüsek olur.. Çözümsüzlük yerine, o an yaptığımız her seçim, Yeni şeyler için YOL olur..

İnsanın sevdiği sadece bir HAL’ dir ve tüm ömür o hali arar durur..
O hal’e bürüneni bulduğunda onun adı AŞK’ olur ..

Sevdiğim yeni yaşına girmiş, hem de ben orada yokken girmiş..
Ben üzüldüm buna..
Saat kaçmış acaba, tam kaçta doğmuş?
Amann boş ver..
Sevdiğim için bunların önemi yok ki..
Sevdiğim her an yeniden doğan..
O bence bebek..
Tamam.. sadece bebek değil..
O bir bilge bebek.. yani masum ve saf.. o yüzden bebek..
O bilen bebek..
Orada olsam enerjimle temasta olan,
Olmasam kalbimi bilen..
Ve ben gönlü onun etrafında pervane olan..
Ve ben kanatlarım yanmasın ki etrafında hep olayım diye..
Her zaman belli bir mesafede duran..
Bazen çok yaklaşsam da ona,
Anında tekrar yörüngesine dönen..
Ve bu öyle bir hal ki;
Hem dünyanın en mutlusu eden ve bazende acı çektiren..
Belki bu acıdan çıkmam için
Bende bilge bebek olmalıyım.
Ve belki o zaman,
Onu artık hissedemem..
Bilmiyorum ki..
Belki de o zaman
O veya ben olmaz,
Sevdiğim ve ben.. yok
Sadece Biz olan..
Bilmiyorum ki, böyle mi olan..
Gönlüme akşam inince,
Akşam gönlüme inince,
İnince akşam gönlüme;
İşte o zaman her şey, yıldızlara bağlı.
Eğer o gecenin içinde,
Yıldız ışığı varsa,
Gönlüm o zaman azade..
Işık yoksa..
Gönlüm gecenin içinde,
Geceden de gece..
Neyse ki görmeye niyeti olan göze,
Işık her daim çare..
Gönlüme ışık gelince…
İşte o zaman bende bir neşe..