Bir yerden başlarsın..

Ray değiştiren trenler gibi, bir yerden başlarsın bu hayata. Başı yok, sonu yok, öyle diyorlar. Ee o zaman neden bu işkence! Tren sen, ray sen, yol sen, eziyet eden, eziyet edilen sen isen, değer mi buna? Artık kurban olma. Şimdi toprak ve havayı birbirine bağla! Maddenin içindeki manayı anla ve kendini ara. Sabah olmak üzere uyansana.

Ses..

Çok güzel şeyler oldu ve kötü şeyler, hayır aslında çeşitli deneyimler yaşandı. Ve hayat devam etti.

Şimdi her yerde çınlayan boşluğun sesi. Boşluğun bir sesi var, ilginç. Keyifli. Boşluğun sesi. Sessiz bir ses. Çok ilginç sessizliğin nasıl da güçlü bir sesi var.

O his..

Son birkaç aydır içimde sanki bir şey eksikti, dün gece onu tekrar buldum. Neşeye benzer bir coşku hali.

Bunu fark ettiğimde aldığım her nefesle yavaşça içime çektim. Abartılı değil, sakin dingin bir duygu. Belki her şeyin benden çıktığını fark etmek gibi.

O his olunca her şey daha iyi, cümlem daha iyi, içim daha iyi, sevgim daha iyi, netice hayat daha iyi.

,.,., ,.,. ,.

 

Dua gibi..

Bir anlasam, ah bir bilsem; kalplerin merkez olduğunu ve sadece oradan sorumlu olduğumu, sadece orayı kontrol edebileceğimi anlasam.

İnsan her zaman bir şeyler yapar, söyler, karışır, karıştırır, müdahale eder ama çok aldırma, kalpte ne olduğu önemli. Onlar konuşsunlar, aslında sadece kalbin niyeti önemli.

Bunu hep masumca yapsam, evimde olsam. Kalbim evim. O yanıltmaz. Kimse için kötülük istemez, haklarında konuşmaz, yalan söylemez, adildir. Kalp hayata gelme vesilelerini en iyi şekilde yapmanı, mutlu olmanı ister. Kalp, evini temiz tutarsan, mutlu olacağını, mutlu olursan bunun senden yayılacağını bilir. Gerçi mutsuzken de yayılır ama kimseye faydası olmaz. Vesileleri görüp, mutlu olursan hem alır hem verirsin ama zerafetle.

Kalp evinin mayası masumiyet. Oranın ırmağının çağlayarak akması için, kaynağın temiz olması gerek. Yani masumiyet.

Kalpler çoğu zaman çer çöp dolar. Çer çöp, kalbin gerçek malzemesi değil. Yamadır onlar. Kaynağı geçici olarak kapatan tıkaçtır onlar. Ama istersen temizlenir. Yalnız temizliği bir kereye mahsus değil. Kalp öyle bir ev ki, her gün temizliği gerekir. O zaman çer çöp azalır ve asıl malzemesi dolar. Yani masumiyet.

Ahh bir anlasam, başkalarına takılmasam. Kalbimi saf olana bağlasam. Kalpteki kaynağın da kaynağına bağlansam. Ve sadece oradan olsam. İçeri ve dışarı akan benden bana olsa. Kalbe bağlanarak her anda ferah olsam ve her anda ferah olsan.

Fotoğraf

Ay boşlukta..

Hani ay boşlukta derler ya, ay gibi boşluktayım bu ara. Ama biliyorum sahipsiz değilim, her şeyin sahibi benim de gözetenim.

Evet yollar açılır, insanın dünyası baştan aşağı değişir ama istek ve gayret önemli. Ne istediğini bilip, o yönde meyletmek. İşte o zaman meylettiğin şeyler de sana meyledebilir. Hayat işte, meyl etmek, cazibe, meyl edilmek.

Bu durumda yapılacak işler:

1- Güvenmek, tevekkül.

2- Ne istediğimi düşünmek, çerçevelemek.

3- İsteklerim için her gün bir şeyler yapmak.

Hayat işte, ayın boşluktan çıktığı gibi, boşluktan çıkıp, şekil değiştirebilirim.

Hüzün ve keder..

Hüzün ve keder aynı şey değil, farklı şeyler. Birbirine karıştırma.

Hüzün tatlı bir duygu, keder acı. İkisi aynı şey değil.

Hüzün kalbi ferahlatır, keder yakar. Bir değil.

Benzer sanırlar ama benzer değil.

Hüzünlenmek iyi, keder değil.

Kederlenme, dertlenme. Bunlar insana hayırlı değil.

Oysa hüzün farklı. O tatlı bir duygu, onun bağlandığı mekan ayrı.

İkisini birbirine karıştırma, ikisi aynı değil.

Hissettiğin hangisi? Onlar benzer değil.

Anla, sende olan hangisi?

Ve sakın kederlenme ama hüznün değerini bil..