Herkes birbirine bir şey verir, vermez sanma, herkes verir.
Konu onun verdiği senin istediğin midir? Değilse yolunu değiştir
Değiştirmeyeceksen isteğini değiştir, sorun ancak o zaman çözülür.
Herkes birbirine bir şey verir, vermez sanma, herkes verir.
Konu onun verdiği senin istediğin midir? Değilse yolunu değiştir
Değiştirmeyeceksen isteğini değiştir, sorun ancak o zaman çözülür.
Ne olursa olsun hakkın yerini bulacağına inanmak, karma..
Vardır mutlaka her olanın bir nedeni! O yüzden rahatla ve anla, nedir söylediği?
Herkes olgunlaşır ama kendi zamanında. Elma başka, erik başka zamanı bekler.
Olduğumuz yer iyidir, gitmek istediğimiz yere oradan gidilir. Olduğun hali ve yeri yok sayma, her işin asıl enerjisi oradan gelir.
Bazı koşullar ve seçimlerimiz bizi buraya getirdi, geriye dönüp onları değiştiremeyiz ama şimdi yapacaklarımız her şeyi yeniden şekillendirebilir.
Sanki bir yapılanmadan geçiyor gibiydik ve şimdi o durgunluk bitti. Artık yeni hedefler ve güzellikler zamanı.
Serin esen bir ilk yaz sabahı, çiğ düşmüş çayırlara sol gözünden akan çiğ damlalarının düşmesi gibi ya da hafif serin ilk yaz sabahında kalpteki neşe damlalarını kuru toprak yolun çekmesi gibi , işte aynen bu tarif edilen gibi. Ya da serin bir ilk yaz gününde zihin bilinmez, kalp suskun, göz sulu gibi.
Ama başka bir şey daha var, dengeyi sağlayan bir unsur gibi, zihin ve kalpten daha baskın ve kişiyi tutan bir şey gibi. O dengeyi sağlayan hafif bulutsu anlaşılmayan şey, gözettiği bedeni her koşulda sağlam tutmak ister gibi. Ve insana her koşulda güven veren tutunacak dal veya her koşulda açık yuva gibi.
İşte aynen bu açıkça 🙂 anlattığım gibi.
Bugün elma yemedim, belki de ondandır keyifsizliğim.
Başlıyor ve bitiyor her şey ve arada bir şeyler yaşanıyor. Bitene istersen tekrar can verebilirsin, canlananı bitirebilirsin ama yeni şekliyle.