Yuva..

İnsan gördüğü her insanda veya canlıda veya mekanda, hep o hissi arar: Yuva hissi, yuvada olma hissi. Ve kendi bile ne aradığını bilmeden çaresizce hep onu bulmaya çalışır, yuvasını arar durur insanoğlu. Lafım insan olmayanlara zaten değil.

Ve zamanın ve ömrün bazı noktalarında onu bulduğunu sanır, genelde de bir insanda veya insanlarda. Bu benim yuvam der, bunu kelimelerle demez belki ama bazen o insana bu hissin ucunu hissettiği için katlanır, bırakırsa acı çeker. Çünkü yuva hissi önemlidir, onu kaybetmeyi göze alamaz. O yuvada olma hissi, annesinin memesini emen bebeğin tatmini gibi, sevgilinin kokusu gibi, o his insanın tanrıya iman etmek gibi, o his hayretullah makamında olmak gibi.

Ve bu yoğun tatmini, güveni, koşulsuz sevginin en saf halini arar insan ömrü boyunca gördüğü her nesnede. Şanslı olanlar belki bulur bunu bir canlıda, çok daha şanslı olanlar, yani teslimiyete bir an için bile olsa dalanlar yuvanın tam neresi olduğunu birden anlar.

Yuva dışarıda bir yerde değildir, olamaz. Yuva sadece kendinde bulacağın, kavuşacağın yerdir. Kalbine baktığında, orada hissettiğin, hep orada olan, sen yuvandasın zaten der, hep sevildiğin hep korunduğun yer. Hatalarını görüp, arındıkça orada olursun, senden hiçbir zaman ve koşulda ayrılmamış, bir olduğun yer.

Yani kendinde olduğun her an yuva, o hep yanında olan, olmasa bir an bile yaşayamayacağın, hani şah damarından yakın denileni hissettiğin yer ve an; yuva. Belki onu her zaman hissedemezsin ama olsun bunu bilmek de önemli. Zaten yuvada daha çok olmak da sana bağlı, yaptıklarına, yapmadıklarına, niyetlerine.

Netice kendinde kendini iyi hissettiğin yer ve an yuvandır. Onu başka şeylerde arama.

Yıl biterken, yeni yaklaşırken..

Yılın bitmesine sayılı günler kalmışken, birkaç şey söylemek istesem şunlar olurdu:

1- Boş durmayın uğraşacak, çalışacak bir meşgale bulun. Fiziksel olarak beden çalışmayı sever ve tabi arada dinlemeleri de sever.

2- Zihninizde güzel hayaller kurun. Unutmayın boş zihin vesvesenin yeridir ve vesvesenin kaynağı da bellidir.

3- Dünya yaşamı çift yönlüdür, hep mutluluk olmaz mutsuzluk da onun yoldaşıdır. O yüzden düşebiliriz, üzülebiliriz, her türlü duygu durumunu yaşayabiliriz. Fakat önemli olan bu duygulara düşmek değil, onlara neden olan olayların, kişilerin hikmetine bakıp tekrar doğrulup hayata dönebilmektir.

4- Evet dünya bir aynadır, sana seni yansıtır. O yüzden dışarıda çok takılmayın, dışarısı dediğin içerisini anlamanın kaynağıdır. Şunu hiç unutmayın, neden başkası aynı olaya farklı bakar da sen öyle bakamazsın? Olay aynı, duygular farklı, hisler farklı çünkü her insan farklı. O yüzden kendinle çalış, başkasını didikleme. Senin görevin ben dediğinin kim olduğunu bulmak. Zaten bir ömür o kendin olanı aramakla geçmez mi? Aradığın daima sensindir o dışarıdaki her canlıda.

5- Hep kendinizi düşünüp hayıflanmayın. Bazen de hayat başkalarına destek olmak içindir. Biri için bir şey yapın, bir insana, bir kediye, bir ağaca şefkat gösterin. Sadece kendinize ve yaşamış olabileceğiniz acılara saplanmayın, mutlaka başka canlılar için yapabileceğiniz bir şeyler vardır, acı çeken, yardım ve destek isteyen sadece siz olamazsınız.

6- Ve unutmayın; diğerleri dediğiniz her canlıya yaptığınız bir fayda aslında sadece sizin ruhunuza şifadır. O yüzden insan ne yaparsa sadece kendine yapar. İyi veya kötü fark etmez, hesapsız, beklentisiz, kalpten yapılan her şey sahibine döner.

7- Kendinize iyi şeyler yapın, destekleyin, olduğunuz halinizle iyi olduğunuzu bilin. Ve isterseniz onu daha iyi hissedeceği fiziksel veya ruhsal yollara götürün. Olduğunuz canı önce siz kabul edin.

Netice şimdiden sağlıklı mutlu yıllar herkese..

IMG-20210830-WA0079

Sevgi..

Bir şeyi sahiden sevdiğinizde veya bir şey tarafından sevildiğinizde, işte o zaman ne siz aynı olursunuz ne de sevilen. İnsanı veya şeyleri en mutlak değiştiren sadece sevgi. Ama kelimelere gerek olmadan, tavırlarla ortaya çıkan sahici sevgi.
Ve sevgi nedir? Sevgi bir şeyin ne olduğunu keşfetmek veya o şeyin kendisini keşfetmesine aracılık etmek.
Ve siz bir şeye bu fırsatı verdiğinizde sizin o şeyde ne bulduğunuzu anlamak için başkaları da o şeye merak duyar. Ama bu önemli değildir, açılan kalp bunları umursamaz ve sadece o şeyi daha çok merak eder veya o şey sayesinde kendinin ne olduğunu merak eder. İşte böyle bir şey🙏💫

Üretmek..

Hangi konuda olursa olsun, ister yazmak, ister çizmek, bir taşı oymak, duvarı boyamak, ayakkabı yapmak, örgü örmek vs vs, ilhamın aktığı anlarda kesinlikle özgür olun. O anlar kısıtlamaya, sansürlenmeye gelmez. Yoksa habire yaptığım şeye o ne der, bu ne der kaygısına düşersiniz ve akış bozulur. Akışın bozulduğu alanda da özgün iş olmaz, sadece taklit olursunuz. Herhangi bir konuda isteyerek bir şey yapıyorsanız çevrenizin veya dış çemberin sizi kısıtlayan seslerini duymayın, ancak o zaman özgün bir şeyler üretebilirsiniz.

Farkında olmak lazım..

İnsan hayatında, yakın çevre, aile, eş, dost falan, eğer farkında olmazsanız en tehlikeli alandır. Ve genelde farkında olmayız ya da geç fark ederiz. Bu yakın çevre aynı zamanda güvenli bildik alandır, o yüzden dışarıdaki bilinmez aleme karşı bilinen alanda kalırız. Ve fakat işte en tehlikeli alan bu sahte güvenlik alanıdır, sevgi adı altında daima insanı aşağı çeker, kendine yakın tutar, kanatlarının uçmasına izin vermez, çok tehlikeli alandır o. Evet sizi severler ama kendince, o yüzden farklılaşmanızı hiç istemezler, hayallere izin vermezler, neşeyi istemezler, yaratımınızı engellerler.

İşte işin özü, öğrenilmiş sevgiler şeytanidir, ona boyun eğmeyin, ne iseniz o olmak için gerekirse vazgeçin, güvenli sandığınız çemberler, esir olduğunuz hayatlar olmasın. Çünkü sevgi daima özgürleştirir, özünü çıkartır, doğallığı sağlar, cesaret verir. Kan bağının değil kalbin samimi sevgisi, dostluğu her zaman iyidir.

Kimsiniz?

Ne zaman ki kendinizi fark edip, gereksiz fedakarlıklardan vazgeçince en yakınlarınız bile çeşitli bahanelerle laf söyler size, ince ince söylenirler sanki iyilik yapar gibi. Evet seviyorlardır sizi ama herkes kendi ihtiyaçlarının görülmesini daha çok sever. O yüzden aldırmayın, kanmayın, kendinizi unutmayın çünkü bu bedende yaşayan sizsiniz, sizin yaşayıp tecrübe etmeniz istendiği için buradasınız. Siz anneniz, babanız, eşiniz, dostunuz falanca filanca değilsiniz, sizsiniz, yaşayansınız.

Evet her canlıya değer katın ama kendinizi yok saymayın, kendinizi bilin, fark edin, gereksiz fedakarlıklarla sevgi dilenmeyin, gerek yok buna. Değerli yönlerinizi fark edip, hayata güvenin, o zaman sevilirsiniz, sevgi dilenmeyin. Ve en önemlisi kan bağına takılıp yakınlarınızın hayatını yaşamayın, yazık etmeyin bir ömre. Siz ne iseniz o olun. Sahi siz kimsiniz, neden buradasınız, neler yapacaktınız?