Her matriks bozulmak için vardır..

Sahi neden mahzunsun, çok mu ciddiye alıyorsun her şeyi, tek gerçek bu gibi mi geliyor sana? O zaman bir dur ve düşün, tek gerçek şu an yaşadığın şey olabilir mi, sahi bu mümkün mü?

İşte bu mümkün değil asla! Sonsuz içinde sonsuzluğun parçası olarak sen, ben, herhangi biri sonsuz olasılıkların içindeyiz. Evet bunu şu an göremiyor olabilirsin, zaten insan olmanın temelinde direnç var her zaman ve sen direnme, bak her şeye, sadece tarafsız bak ama merhametle. Sahiden memnun değil misin hayatından, başka hayatlara mı heves ediyorsun, istediğin şeyler ve yaşadığın hayat çok mu farklı? O zaman sadece bir yerden başla değişmeye, bunu isteyip sadece öyle mahzun bakmakla olmuyor hiçbir şey, bunu sen de biliyorsun. Kabul et artık, mutlaka daha iyi olmak için atabileceğin adımlar, yapabileceğin şeyler var ama korkuyorsun, alıştığın matriksi bozmak istemiyorsun, o kötü bile olsa yeniye cesaret edemiyorsun çünkü sorumluluk senin olacak ya, hata yaparsan suçlayacağın kimse olmayacak, işte bunlara cesaret edemiyorsun.

Kendi adımını atmak, kendi sorumluluğunu almayı gerektirir, orada alıştığın suçlu- kurban oyunu artık olamaz, bilinçli olman gerekir, cesur olman gerekir, güvenmen gerekir.

Ve en önemlisi çok ciddiye alma hayatı 🙂 bu sırrı hiç unutma neşeli bir ciddiyetle yaşa hayatını 🙂 çünkü bu doğru, yaşarken bizim ciddiyetten çıldırdığımız her şeyin temelinde sadece anlamak, bilmek, içindeki neşeyi görmek var aslında, bunu hiç unutma, neşeli bir ciddiyetle yaşa.

Bahaneler hep bahanedir ve onlar bitmez, sahiden daraldıysan hayatında bunun sadece bir matriks olduğunu hatırla, sen yaptın sen bozabilirsin. Tek sorunun aslında bunu bildiğin halde alıştığın ortamı, yani matriksi bozmaktan korkman çünkü insanın doğası böyle, istemese de alıştığını bırakamaz, dayak bile yese o alıştığı olduğu için gidemez. Yeni adımı atmak bilinmeyendir ve buna cesaret etmek, ben yaptım demek, dışarıda suçlu yok demektir ve bu her insanın harcı değildir ama sen harcın haline getir bunu.

Herkes çok büyük adımlar atmak, atabilmek zorunda değil, en nihai adımı en baştan atamazsın ama bir şeyler yap, bir şeyleri değiştir, hiç olmuyorsa hayatına bakışını değiştir, algına dikkat et, bunları yaşarken anlaman gereken ne aslında? Tüm bu kabuller sırasında az yap ama asla kendini kandırma, sadece bu kadar yaptım diyerek rehavetini onaylama.

Bu dünyada bir kişiye samimi ve dürüst olacaksan, o sadece sen ol, sakın kendini kandırma! Gör, şefkat göster, samimi ol önce sadece kendine, bu atacağın samimi adımların devamı gelir nasıl olsa. Bu bedenle bir kere bu dünyada olacak olanı yok sayma, ne yapacaksan onun en huzurlu olacağı şekilde yap ve iyi olduğunda ister istemez çevreye de güzelliklerin olacaktır mutlaka, bilirsin güzel bir çiçek durduğu yerden bile güzellikler katar tüm dünyaya.

Netice konun her ne ise, önce kendinden başla ama dürüstçe ve korkma, her büyük bina ilk tuğlayla başlar unutma, yani hiçbir şey yapmamaktansa, bir şeyler yap ve o zaman göreceksin aslında, her matriks, her gerçeklik bozulmaya mahkumdur sen onu yok saydığında.

20200524_194012

 

Sahipsizlik..

İnsanın en büyük hatası her şeyin sahibi olacağını sanmaktır. Oysa olamazsın, bunun imkanı yok! Hiçbir eşya, ev senin malın değildir, hepsini geçici olarak bedelini ödeyerek kullanabilirsin ve bu kullanma öğrenmek içindir. Eşya, ev öğretir, hepsinin kendine göre bilgisi vardır ve insan sadece öğrenmek için eşyayı kullanabilir.

Karı koca birbirinin malı asla değildir, sadece eşlik konusunda ortaklık yaparlar, kadın- erkek birbirine ait değildir, herkes birbirinden sadece öğrenir.

Çocuğun senin malın asla değildir! Her çocuk ruhun deneyimi için bizi aracı ederek bedenlenir. Belli bir büyümeye ulaşınca onlar da bizim gibi tanrının çocuklarıdır. Besleriz büyütürüz öğretiriz ama asla malımız değildir.

Haa günlük konuşmada benim evim, çocuğum deriz ama bu sadece toplumsal konuşma dilinin gereğidir.

Bedenimiz de sadece emanettir, onu dünyayı öğrenmek için kullanırız, beden bile malımız değildir ama yine de en çok ben diyebileceğimiz odur.

Bu durumda her ne olursa olsun kimse kimsenin malı olamaz! Nasıl evet diyorsak, hayır demek de haktır! Hayır sadece hayırdır! Konu orada biter, bitmelidir! Sevgi aşk adına ısrar olamaz, hayır denildiyse o hayırdır, uzatılmaz!

Hayırı duyunca belki acı çekeriz, kahroluruz, lanet okuruz ama bir insan hayır dediğinde sadece gidilmelidir.

Tüm bunlar insan olmanın en basit prensipleridir. Kimse size mecbur değil, siz de kimseye mecbur değilsiniz, özgür irade var!

Ama insanlar özgür iradeleri olduğunu hep unutur, bir şeye başlamak nasıl irademizle olmalıysa, vazgeçmek de  irademiz dahilindedir. Her zaman bir deneyimin içinde istersek varız, istemezsek olmamalıyız. Hiçbir şey özgür irademizden üstün değildir, hayır hayırlıdır.

IMG-20200516-WA0012

Geçici..

Bazen bir şeyler oluyor, üzülüyorum. Yine bazen başka bir şeyler oluyor seviniyorum. Ve bazen de dışsal hiçbir şey olmadan üzülüyor veya seviniyorum. Ve bunların hepsi sürekli değişiyor, sabit değil yani, sevinç de keder de geçici. Hiçbirini sahiplenme, yaşa, uzatma (özellikle kederi) ve geç, bunlar boş ve geçici, hiçbiri ben değil yani..

20200524_194023

Yeniden başlamak..

İnsanların en güzeli bir konuda sorun fark ettiğinde tam olduğu yerden ve andan itibaren onu düzeltmek için bir şeyler yapabilendir.

Yani mesela; bir rahatsızlığı var ve sıkıntı yaşıyor. Mesela çok sigara veya alkol alıyor veya çok yağlı aşırı yiyor, bunların sorun yarattığını anladığında sorumluluğu sadece karşısındakilere bırakmayıp, yani kendini kurban görmeyip, olduğu an ve yerde bu durumu düzeltmek için bir adım atma cesaretini gösterebilen insan güzel insandır.

Kaç yaşında olursa olsun, ne koşulda, ortamda olursa olsun, o olduğu yerde bir şeyleri değişik yapma cesaretini gösterebilen doğru insandır.

Sorunu yaratan şeyleri adım adım veya birden hayatından çıkaran, mesela öncesinde hareketsizse hareket etmeye başlayan, az su içiyorsa bunu artırmaya başlayan, kötü besleniyorsa temiz beslenmeye başlayan insan doğru yapan insandır.

Hiçbir zaman ve koşulda; amann çok geç, artık olmaz demeyen, dur bakalım yapayım, ne olursa görelim diyebilen ve düzelmek düzeltmek için gayret eden insan düzgün insandır.

Sağlık konularında olduğu gibi ruhsal düşünsel konularda da bu böyledir; benden geçti demeyip, mesela yalan söylemenin, dedikodu yapmanın, hep başkalarını eleştirmenin kendini giderek girdaba karanlığa soktuğunu anlayıp bir yerden başlayabilen insan güzeldir. Mesela bir karar alıp, artık ne olursa olsun yalan söylemeyeceğim diyebilen ve bunun neler getirebileceğini gözleyen, enerjisinin çevresinin nasıl değiştiğini gören insan doğru insandır.

Hangi yaşta olursa olsun bir şeyler öğrenmeye çalışan, zihinsel faaliyet içinde olan insan güzel insandır.

Ama tüm bunları yaparken, beklenti içinde olmayan, sadece bir de böyle yapayım, bakalım nasıl olacak diyecek kadar bunu hesapsız yapabilen insan güzeldir.

Her zaman, her koşulda, her yaşta, her ortamda yeniden başlayacak gücü bulan insanlardan olma dileğiyle çünkü bunu yapabilen insan, her zaman her şeyin değişebileceğini, düzelebilme potansiyeli olduğunu bilen insandır. Bu dünyada iyi dediğimiz veya kötü dediğimiz hiçbir şey değişmez ve sabit ve kalıcı değildir. Her şey istisnasız değişir. Bu şeyler iyiyse bir gün değişebileceğini bilip tadını çıkarın, güzel şeyler yaşadığınızı bilin, kıymetini anlayın ve kötü dediğiniz bir şeyse ya düzeltmeye çalışın, ya bırakın gidin ya da hiçbir şey yapamıyorsanız derinden duruma teslim olun ve direnmeyi bırakın çünkü nasıl olsa bir şekilde o da değişecektir. O değişimin şeklinin nasıl olacağını hayatın yaratıcılığına bırakın.

Nerede bulunuyorsanız oradan yapabilecekleriniz mutlaka vardır, yeter ki başlayın, amann ne olacak bundan sonra’cılardan olmayın. Hatta bir laf vardır Anadolu’da; “Amann bundan sonra göğerip bostan mı olacaksın?” 🙂 Yani bu yaştan sonra yeşillenip, ürün mü vereceksin diyor. Oysa evet verebilirsiniz, hem de her yaşta.

Ve şunu hiç unutmayın alınan her nefeste, o son alınan nefese kadar, sizden hala metafizik alanda umut vardır, o umudu boşa çıkarmayın, yani deneyin olmasın ya da deneyin olsun. Önemli olan yapma, deneme, değiştirme, dönüştürme gayretiniz, bunu hiç aklınızdan çıkarmayın.

Screenshot_2020-05-17-17-46-00