Kimsiniz?

Ne zaman ki kendinizi fark edip, gereksiz fedakarlıklardan vazgeçince en yakınlarınız bile çeşitli bahanelerle laf söyler size, ince ince söylenirler sanki iyilik yapar gibi. Evet seviyorlardır sizi ama herkes kendi ihtiyaçlarının görülmesini daha çok sever. O yüzden aldırmayın, kanmayın, kendinizi unutmayın çünkü bu bedende yaşayan sizsiniz, sizin yaşayıp tecrübe etmeniz istendiği için buradasınız. Siz anneniz, babanız, eşiniz, dostunuz falanca filanca değilsiniz, sizsiniz, yaşayansınız.

Evet her canlıya değer katın ama kendinizi yok saymayın, kendinizi bilin, fark edin, gereksiz fedakarlıklarla sevgi dilenmeyin, gerek yok buna. Değerli yönlerinizi fark edip, hayata güvenin, o zaman sevilirsiniz, sevgi dilenmeyin. Ve en önemlisi kan bağına takılıp yakınlarınızın hayatını yaşamayın, yazık etmeyin bir ömre. Siz ne iseniz o olun. Sahi siz kimsiniz, neden buradasınız, neler yapacaktınız?

Gereksiz şeyler..

Şehirler arası yolculuklarda bazen diğer tarafa giden insanların yattığı yerleri görürüz ve bu hüzün verir çünkü insan ölümlü olduğunu bilir. Görünce yine gidenleri, düşündüm; ne gereksiz telaşlar var hayatlarımızda ve gereksiz mutsuzluklar. Kim bilir o gidenlerde de ne çok yapılacak işler, ne yorgunluklar, ne çok endişe, evhamlar, belki büyük acılar, belki tatlı anılar vardı. Belki uzun bir ömür belki kısaydı, kim bilir ne çok korkuları vardı, ne hasetler ettiler, dedikodular yaptılar.

Belki hep telaşlıydılar, belki hep huzursuz. Ve şimdi huzuru buldular. Yaşarken huzurda olsalar ne iyi olurdu. Oysa şimdi o hikayeler yaşandı ve bitti, hesap dürüldü, hepsi bu kadar.

Netice; gerekli gereksiz her şeyden korkma, ufacık şeylerden endişe etme, cesur ol, sevebildiğin kadar sev, iyi gelen şeyleri yap, iyi hissettiğin yerde ol. Hayat bu işte, sadece bu kadar; ne kadar tat alabiliyorsan bedenli sana ve ruhuna bu kar.

Eğer..

Eğer sizi anlamıyorlarsa, sıkışmış hissediyorsanız bir kez daha kalpten gelen cümlelerle anlatın. Tabi buna değer insanlara. Diğerleriyle uğraşmanıza gerek yok. Yürüdüğünüz sizin yolunuz, rehberiniz vicdanınız. Değmez kişilere hesap vermeye gerek yok.

Merhamet..

Şu merhamet konusu var ya; kendine merhamet etmeden kimse sahiden merhametli falan değil. O olduğun beden, o olduğun kişi var ya, onu gör onu duy onu hisset, onun da hakları var. Yani merhametli, vicdanlı ol- ben dediğine. Ve zaten bu senden yansır her canlıya ve her şeye. Sadece merhametli ol!

Sonbahar..

Sonbahar veda vakti, baksana ağacın yapraklarına, hepsi renk değiştirmekte, belli ki yakındır düşmeleri.

Sonbahar huzur zamanı, baksana ağaca nasıl sakin, hiç sorun etmiyor gibi düşen yaprakları. Mutlaka bir bildiği vardır ağacın, süsleri giderken huzurda kalabiliyorsa. Ağaç biliyor olmalı, dış süsler dökülürken için süslendiğini. Şimdi sonbahar, belli ki dışa takılmayıp içi düzeltip, süsleme zamanı.