Bu iyi

Bazen yaşarken, bir şeyleri hep aynı kalacak sanıyoruz ya..

 Aslında yok öyle bir şey..

Tabi bu bir insan olarak bize bazen iyi geliyor, bazen de hiç istemiyoruz bunu, hangisi işimize gelirse yani..

Ve gerçek olan tek şey var bu alemde belli ki, ‘Hiç Bir Şey Aynı Kalmıyor’ bu hayatta ve bilelim ki, o an anlamasak da bazen, bu bizim için iyi..

4 aralık

Ben en derinimde hep sevildiğimi ve korunup kollandığımı biliyorum aslında.. Bunu bazen unutan günlük ben, telaşa kapılan, bazen çaresiz hisseden, şaşıran, yönünü bilemeyen, sevgisiz hisseden hep o..Oysa ben onu hep sevmeye çalışıyorum bu ara, anlasın diye bunu.

Olanın sadece sevgi olduğunu ve O’ndan başka bir şey olmadığını, gözümün gördüğüne iyi kötü desem de bazen, her şeyde O’nun olduğunu bilenim ben..

Bazende O’ndan yansıyan sevgiyi her zaman göremeyecek kadar, gözü perdeliyim ben.. ‘Aydek’ e bunu anlatmalıyım o zaman..

ben..

Nasıl da acı çektiriyorum kendime
Oysa ne diye..
Bunu hep denemedim mi?
Bu oyuna doymadım mı?
Bence artık yeter..
Sende biliyorsun
Bitti eskiye ait her şey
Kabullenmekte direniyorsun belki de
Bunun ortası yok oysa
Ya yönün acıya ve kedere
Ya da neşeye ve huzura
Ve ben seçimimi yaptım yeniye
Sözümü yaradanıma verdim ben
Yönümde belli
Yolumda belli
Bunu tüm kalbimde biliyorum ben..
Yine de eski tarafından deneniyorum
Bu ara sıkça ben
Olsun bunun farkındayım
Ve ne olursa olsun Işığım ben
İşim bu benim aydınlatmak
Önce kendimi, sonra çevremi
Diyorum ya Işığım ben
İçim öyle diyor
Ondan daha iyi mi bileceğim ben
Ben demiyorum o diyor her şeyi
Öyleyse O’na teslimim ben
Ben bilmiyorum O biliyor
Bende olan her şeyi..
Arada direnip saçmalasam da
Sadece O’ndayken iyiyim ben..
O’nun ışığı bendeyken
Her daim sevgideyim ben..

rüyada-ışık

açıl artık

Bu ara gözümün önü bazen kararıyor ve göremiyorum ya bazı şeyleri, oh bee biraz önce, yine açıldım yahuu.. Bazen diyorum ya, gün içinde kendimi kontrol edip,  ‘keyif puanım kaç’ diyorum diye hep, size de öneriyorum bunu, çok işe yarıyor. Arada da olsa bakın mutlaka.  Söylemesi ayıp ama 10 gündür 3-5 arasında süründüm resmen. Bu bazılarına normal puan gelebilir ve ben kalbimi huzurda tutmaya çalıştığım için, bu sürünmek oldu bana. Öyleydim de gerçekten duygusal olarak.

Şu dakikada ‘7’ oldum valla. Bir açıldım tekrar, önceden ben keyfim 7-8 arası olunca, karşımda biri varsa takılırdım ‘8’ in altına düşürdün beni diye, neyse bu ara böyle oldu. İnsanlık hali demek ki. Yine bilemiyorum bir sonraki anda nasıl olurum ama, bu ara bir dengelenmem gerekiyor sonuçta.

Kendime not: ‘Açıl tatlım artık ve tüm kapılarda açılsın sana, arınmakta bir yere kadar. Neşede ve huzurda ol ki, senden yansıyan da bu olsun dünyaya’

bilmiyorum artık hiç birşeyi..

Bunda bir tuhaflık var.. Bu 2 aydır hiç ağlamadığım kadar ağladım ve hiç mutlu olmadığım kadar mutlu oldum. Bu çok saçma, kendimi ben bile anlamıyorum ki, anlatabileyim birine. Böyle bir hal işte… Biliyorum     dengeleneceğim bir şekilde. Zorlanmıyor muyum hem ne çok, bir insanın içinde, dışarda bir neden olmazken, bu kadar yaş nasıl çıkar, yani yüzlerce yılın yaşı mı sanki, binlerce yıldır varlığımda birikti de, beni mi buldu, ‘Aydek ağlasın ve artık açılsın mı’ dedi.. Umarım öyle olsun.  Rahatlamaya çok ihtiyacım var şu anda. Çünkü kendimi ben bile tanımıyorum bu halimde..
Hem iyiyim hem değilim ve bunu kimseyle paylaşamıyorum iyi mi?  Çok zorlanıyorum kendimi anlamakta, yine de iyiyim bir şekilde.

Tek bildiğim var şu anda, ihtiyacım sadece beni yaradana, lütfen yardım et bana.. Gerçekten zordayım yahuu.. Bu arınmaksa, henüz bunu yapamadım da,  bu yüzden mi sesin çıkmıyor bana.. Bu kadar mı ihtiyacım vardı buna.

Tamam yoruldum ben, sana bırakmaya çalışıyorum her şeyi.. Belki de tam bırakamıyorum da, ondan mı bu acım, zorluyor muyum durumu.. Çünkü seziyorum ki, bir Mutluluk var en derinimde.

Bu kadar benden artık, gerisi senin yaratıcılığına, Sen ne istersen O olsun hayatımda..

bugün

Bugün sabah spor salonunda ısınma sorunu olduğu için ders iptalmiş.  Neyse dönüşte yarım saatlik bir yol vardı, yürümeyi tercih ettim. Ve iyi de oldu. Yolda bir soğuk ve rüzgar, yapraklar nasıl yerde savruluyor, benim kafa ise hala dolanık ve derken birden durdum ve şunu farkettim.. Yaprak rüzgara sordu mu niye böyle sert davranıyorsun diye.. Belki yaprak benim anlamak istemedigimi anlıyordur, kim bilir. Olan bir şey olmadığını biliyordur yaprak. Benim bazen unuttuğumu, var sandığımın yok olduğunu, olanı kabul ve olanı dönüştürmek gerektiğini, olanın kendiliğinden zaten dönüştüğünü biliyordur yaprak.

Ve ben de olanı kabulde miyim önce, kabul yani olana, eğer bunda samimiysem (tüm kalbimle kabull, samimiyim kabulde),  şimdi sıra dönüştürmede. Nasıl hayrıma en iyi en huzurlu en kolay dönüşür bu konu, nasıl zihnimde aydınlanır, aklanır bu, nasıl acaba..

Ve bu şiddetli duygularla içeri girdiğimde, şiddetli bir gök gürültüsü ( ne tuhaf) ve gök gürültüsünden sonra Ankara’da mevsimin ilk karı..  Her taraf beyaz ve yarım saat sonra hava tekrar aydınlık ve huzur.. Darısı bana bu ara..

20151202_094747.jpg20151202_101627.jpg

elmaa

Elmayı çok severim derim ya, epey zamandır hiç yememişim meğer.. Geçen gün manavın önünden geçerken birden kokusunu duydum ve hemen girip 3 elma aldım (aldım desem de, o kesin gökten düşmüştür canımm), 3 gün boyunca 1’er tane elma yedim, ne özlemişim elmayı yahuu.. İçim bir iyilikle doldu, bir hoş oldum sanki..

Bu arada malesef, gökten düşen 3 elmayı da ben yedim ya, size bir şey kalmadı, mecbur yani, herkes kendi elmasını ya manavdan alacak ya da gökten düşürecek, hangisi kolay gelirse artık.. kolay gele, afiyet ola elma yiyene..

20151011_084752.jpg20151011_084820.jpg