Kedilerden öğrendiklerim: 1. Hiçbir şeyi kaçırmıyorsun, sakin ol.
Zamanı..
Yapmak istediğin şeye dün başlamadıysan bugün tam zamanı.
Yaşamak..
İşin aslı anneniz, babanız, falancanız her neyse işte, bunlar nasıl olursa olsun, ne şekilde doğmuş büyümüş olursanız olun hiç fark etmez. Bir bakın insanlara, herkesin kendince var travmaları, zorlukları. Çünkü bu dünyanın kuralı, yok olan insan olmaz.
Bu durumda anneniz babanız veya falancanızla uğraşmak yerine ya da ne derbeder çocukluğum, evliliğim falan oldu yerine, bu sorun gördüklerinizi başkalarının yöntemleriyle çözmek için para, zaman, enerji harcamak yerine, bunların insan olmanın getirileri olduğunu görün. Yaşadıklarınızdan, duygularınızdan kaçmayın, üzerine düşünün, hikmetini görmek için çalışın. Ve geriye baktığınızda; aman ya, herkesin var bir yaşanmışlığı, hayat bunları uzatmak için değil, yaşamak için deyin ve yürüyüp, devam edebilin. Çünkü yaşamak, insan olmak böyle bir şey işte, herkesin var bir geçmişi ve geleceği de siz daha güzel inşa edin
Sadelik..
Bu dönemde dünyada o kadar çok bilgi var ki, kimi doğru kimi yanlış, kafa karıştırıcı ama pek çok bilgi ve hepsine ulaşma kolaylığı. Ve artık insanoğlu ha bire bu bilgilere ulaşıyor, okuyor, izliyor ama yine de kendine yol bulamıyor. Yani kafa karışıklığı. Bakıyor, donuklaşıyor, uygulamıyor, hareket etmiyor. Oysa önemli olan sadelik, iyilik yani iyi hissettireni yap, sade yap, karmaşıklaştırma kolaylaştır. Yani eskilerin hep dediği gibi; iyi düşün, iyi ile yoğrul, iyi ol.
Kendine bak..
Her insan bir dünya, sen de bir dünyasın, bu yüzden kendi dünyan varken başkalarınınkini kurcalama. Her ne yapacaksan kendi aleminde yap; değiştir, dönüştür, yeniden şekillendir, anla, çöz, düzelt vs, yani kendini şekillendir. Bırak herkesi kendi dünyasına, haklarında konuşma, merak etme, kurcalama onları, sen çok iyisin de sıra onlara mı kaldı?
Devam et..
Sana iyi gelmediğini bildiğin şeylerde yapmam deyip, kendine söz verip tekrar yapıyorsun ya, tekrar kararlı ol ve tekrar yapmamaya başla çünkü bir yerde pes edip gerçekten bir daha yapmayacaksın o şeyi. Sadece durma, pes etme, devam et, istediğin gibi olacaktır bir yerde.
Değişir..
Kimseden bir şeyi değiştirmesini isteme, sen düzgün ol, düzgün yap yaptıklarını, gerisi zamanla değişir.
Anlam..
İnsan hep hayatta büyük anlamlar arar, oysa belki de bir çiçeğe bakarken duyduğun heyecan, bir kedinin başını okşaman ya da bir çocuğun masum bakışından daha önemli anlam yoktur dünyada. Kendinin farkında olmak ve kendin dışında olanlara fayda sağlamak, bir güzellik yapmak, belki sadece gülümsemek, bir çift iyi laf etmek, sadece kendin ve dert gördüklerinle boğulmamak, bir fayda sağlamak, hayata yararlı olmak. Bütün anlam bu olabilir dünyada. Hayatının anlamı olmasını istiyorsan iyi bir şeyler yap.
Niyet..
Bir yaprağın günü gelince çabasızca düşmesi ya da dalgalı bir denize kapılmadan sakince yüzmek gibi. Böyle yaşayabilmek niyetiyle.
Sakinleşmek..
Tuhaf zamanlar; her şeyin zihne, bedene rast gele alındığı ama sindirilmediği, bu yüzden bedende zihinde biriken zehirlerle acı çekilen bir dönemdeyiz. Oysa insan sadece bir şeyleri kaçırmadığını fark etse, yavaşlasa, sakinleşse çünkü zaten var olan her şeyi almasının imkanı yok. Zaten aldıklarını da yaşayıp, sindirip, dönüştürmesi lazım. Sakinlik, bu hepimize gerekli.