basit ve sade..

Beynin algısı çetrefilli çalışır: ‘Şöyle olsa böyle olur, şundan şu gelir vs vs’ der sürekli. Oysa gerçek olan; En sade en basit en doğal olandır. Gerçek o kadar “basit ve sade”dir ki, beyin onu seçenekler arasında görmez bile. Oysa o, eninde sonunda geleceğin tek seçenektir. Adı üstünde gerçektir o.. Nasıl olsa bir gün görmemiz gerekir. Öyleyse dolandırmanın alemi ne? Sevmek nedir, acıkmak nedir, uyumak nasıldır, hepsinin cevabı basittir. Bunu bilmek ve buna uygun yaşamak en güzelidir.. Çetrefilli hale getirdiğimiz sorunların cevapları her zaman basittir.. Bize düşen bunu görmek ve kabul etmektir.    

1 yıl 1 gün..iyi ki doğdun

1 yıl 1 gün önce her şey içimin bir arzusu ile başladı. Ben yazmak istiyordum. Bu belki de çocukluk hayalimdi. Tabi yıllar içinde, içimde derinlere saklanmış bir hayaldi.

Ve geçen yıl 1 Ekimde ilk yazımı (daha doğrusu ilk cümlemi) yayınlamıştım. Tabi her şekilde çok acemiydim. Şu anda yine aynı acemi ruhla yazan, bir blog yazarıyım 🙂

Öncelikle blog kurma düşüncesini ilk aklıma getiren Sevil’ ciğime, oluşturma aşamasında destek olan Aysun’ a ve her zaman yazmam konusunda cesaretimi artıran sevgili Karnas’ a çok teşekkür ediyorum.

Başlangıçta blogumu ismi gibi sadece benden bana yazıyordum. Burası bana, yıl içinde bir çeşit terapi oldu. Yazarken duygularım rahatlıyor, içim dengeleniyor, kendi sorun gördüklerimin çözümlerini buluyordum.

Netice 1 yıl sonra iyi ki başlamışım ve iyi ki devam ediyorum diyorum.

Bloguma yazarken sürekli kendimle ilgili bir şeyler öğreniyorum, aslında kendimi tanıyorum.

Sevgili “bendenbana” bana çok şey kattın..

Öncelikle şunu öğrettin; Her şey önce düşüncede başlar, sonra eylemle varlık bulur, sonrası o şeyin keyfini almak gelir 🙂

Bunların hepsini sayende yaşadım 🙂

İlk başlarda sadece kendi kendime yazarken, sonraları siz değerli blog arkadaşlarımla tanıştım. Her blogdan çok güzel ilhamlar aldım, desteğinizle destek buldum. Özellikle aranızdan çok sevdiğim insanları tanıdım 🙂 Ne mutlu bana.. Hepinize çok teşekkür ediyorum.

Ve sevgili “bendenbana” iyi ki doğdun, bu bir yıl içinde benim için her zaman gerçek bir dost oldun, kendimi anlamama vesile oldun ve sayende güzel dostlarla tanıştım.

İyi ki doğdun ve nice keşif dolu yılların olsun dilerim 🙂 Seni seviyorum “bendenbana” ❤

 

teslimiyet nedir?

Ben: Bugünlerde biraz dengesiz hissediyorum. Bu haftanın başından beri, bir gün iyi diğer gün hüzünlüyüm. Bir şeyleri anlamam lazım, artık bir şeyleri görmeliyim.

Sanki şöyle; Anlamam gerekenlerle aramda bir perde var. O perde ince aslında, içim öyle diyor, o perdeden kolayca geçebilirim.

Ve şu anda dışımda olan ise şu; Artık bir şeyleri anlamam gerek ve bununla aramda olansa bir kalın duvar, yoğunluk alanı.

İçim biliyor, o yoğunluk sandığımı, sadece isteyerek geçebilirim.. hani şöyle, sisli bir günde bir köprüden yürüyerek geçmek gibi.. elimi kolumu sallayarak ve kolayca.. hani siste yürürken, etrafına ne var diye bakarken birden güneş çıkar ve sis dağılır ya.. işte.. içim böyle kolay olacağını biliyor.

Oysa dışım.. onun bir sis olduğunu görmüyor ve oraya yaklaşıp, çarpıp geri dönüyor. Sis gibi yoğunluğu..dışım bir kalın duvar sanıyor. Geliyor, çarpıyor ve dönüyor.

Ben içimle dışım arasında kaldım sanki. Bilemiyorum bir şeyi..

Sera: Kendini yoruyorsun.. Oysa zor ile kolay olan arasında, hangisi uygunsa onu seçebilirsin.. nasıl olsa bir şey fark etmiyor.

Ben: Senin için ne kolay değil mi? ‘Kolay olanı seç’ demek, oysa ben yapamıyorum işte..

Sera: Bazen insan için yol ayrımları vardır. Bu yol ayrımları birden çıkmaz. Sizin dünya zamanınızla belki 3-5 yıl ara ara bazı seçimlere uygun olup olmadığınız sınanır. Sunulur sana ve sen görmez geçersin.

Oysa şimdi olan; Bunu net görüyorsun, iki arada olamayacağını biliyorsun. Artık ya hayata direnmeye devam edeceksin ya da teslimiyeti bileceksin. Adını tam diyemediğin konu bu işte.. Bu ayrımdan yine kaçabilirsin ve için artık biliyor, kaçmak istemiyor, bu seçimi yapmak istiyor. Seç o zaman, zorlama kendini.. Bir karar ver, bunu uzatma, isteğin ne?

Ben: Sera, teslimiyet ne ki? Ne demek bu, bu nedir? Neye teslimiyet, bu laf nedir?

Sera: İstersen şöyle yap, kendini al, biraz dolaş, uygun cevabın sana gelsin, benim ne diyeceğimi boş ver.

Ben: (1-2 saat sonra) Geldim..

Sera: Evet, neymiş bildin mi?

Ben: Ben acı çekemem. Acı çektiğini sanan, direnen taraf, direnç sürtünme yaratır, bedene ruha zarar verir. Acı, o sürtünmedendir. Oysa gerçek bu değil..

Ben yürürüm, belki önce bulut vardır, hava kapalıdır. Bir süre sonra güneş çıkar ve ısıtır. Güneşin çıkması için buna ihtiyaç duymam yeterlidir. O kendini gösterir. Bazen ise yürürüm ve hava bulutludur. Benim keyfim iyidir, illa güneşe ihtiyacım yoktur. Bulutta iyidir.

Ve şunu hep bilirim; Güneş, ihtiyacım olduğunda belirir. Bu kesindir. İhtiyacım olan her zaman alanımda belirir.  Gerçekten istemem yeterlidir.

Bunun nedeni ise çok basittir; Yaratıcı Döngü aracılığıyla Aydek’ i yönlendiren ruhum, benim iyi olmamdan hoşnut olur. Benim halimden hoşnut oluşum, her zaman Yaratıcı Döngüyü destekler.

Bu durumda Döngü ve ruhum, hoşnutluğumu ister. Bu da şu demektir; Her zaman ihtiyaç gördüklerim, iyilik halim desteklenir. İyi olmam istenir.

Netice, işte bunu tüm benliğimle bilmem; Teslimiyettir.

Sera: Güzel.. sen her zaman desteklenirsin, buna güven..

Ben: Ben her an sevgiyle sarılıyım. İstemem ve harekete geçmem yeterlidir. Ben isteyince, sonsuz için onu bana sunmak kolaydır. “İsteyince, verilir” bu doğrudur.

Ben çok şanslıyım.. bunu bilmem uygundur.

Gönlümü temiz tutarsam, seçmem yeterlidir..

20160925_130005.JPG

yol

İnsan sanır ki, kendi yola çıkar, bu bazen doğrudur..
Bazense yol insana doğru yola çıkar.
İnsanın yolu seçmesi önemlidir.
Yolun insanı çağırması ise, çok önemlidir.
Bir yol, bir insanı çağırıyorsa, orada hatırlanacak bir şey vardır.
Ne şekilde çıkılırsa çıkılsın, tüm yollar, güzelliklere çıksın.. 🙂

söz

Bir sözüyle dünyanı değiştiren insanlar var ya.. bu bazen iyi bazen kötü..

Olay söze bağlı..

Daha doğrusu her şey, söze verdiğin anlama bağlı..

Ve daha da doğrusu bazıları buna değer..

En doğrusu, değen insanların sözlerine, güzel anlamlar vermek..

En güzeli bu..

Anlamı veren benim nasıl olsa, o zaman değen insanın sözüne,

Değdiği güzel anlamı vermek 🙂

Bu en güzeli 🙂