A- B (2)

B: Sanki ağlamak üzereyim bugün, içimde sürekli gözyaşlı duygular var.

A: Sakın yapma! O işi bana bıraktın unuttun mu? Eğer alanıma girersen, tekrar benden isteyinceye kadar bakmam bir daha o alana, hatırla!

Sakın üzülme! O iş bende..

Bu arada, milyon kez söyledim sana, artık bunu anla!!

Her an kendin için hazırlan:

Kendin için güzel ol,

kendin için güzel düşün,

kendin için az ve güzel ye,

kendin için hareket et,

kendin için güzel giyin,

kendin için saçlarını güzel tara!

Çünkü nereye baksan, güzel gördüğün sensin.

İyi hissettiğin şeyleri kendin için yap daima, o zaman hayat güzelleşir sana.

B: Bugün gülümseyemiyorum bile..

A: Hani ‘derde tasaya gülümse’ derler ya; öyle dert varken aptal aptal gülümseme! Zor anlarında bile sadece, içindeki inançtan dolayı gülümse. Çünkü artık biliyorsun ya, her zaman bir şeyler olur ama her olan seni iyiliğe götürür. Çünkü yazılımın böyle.

Şunu düşünmeyi de unutma; ‘olan neden iyi veya neden kötü görünüyor o anda sana, neden etkiliyor seni? Çünkü her olan herkesi aynı şekilde etkilemiyor.

Sıradan ‘şu bunu dedi, o böyle yaptı’ düşüncesi değil mesele, konu ‘derin düşünce’ yani tefekkür.

Çünkü sadece tefekkür, keşiflerin en büyüğünü getirir sana, kendini keşfetmekten büyük şey olur mu bir insana?

Ama ne tuhaf, asla ama asla, bu keşif bitmez insanda. Son nefesine kadar her insan bilinmez bir muamma.

İster en büyük hazine olan kendini, duygularını, hislerini, düşüncelerini merak edersin bu yaşamda, ya da ‘o öyle dedi, bu şuradan gitti’ vıdı vıdılarıyla tamamlarsın kendim dediğin yaşamı.

Bu iş böyle!

B: Anladım, tamam..

A: Sadece anlama, bunları uygula! Bilgi; sorumluluk getirir unutma!!

B: 🙂 🙂

751038286_n