Gibi..

Serin esen bir ilk yaz sabahı, çiğ düşmüş çayırlara sol gözünden akan çiğ damlalarının düşmesi gibi ya da hafif serin ilk yaz sabahında kalpteki neşe damlalarını  kuru toprak yolun çekmesi gibi , işte aynen bu tarif edilen gibi. Ya da serin bir ilk yaz gününde zihin bilinmez, kalp suskun, göz sulu gibi.

Ama başka bir şey daha var, dengeyi sağlayan bir unsur gibi, zihin ve kalpten daha baskın ve kişiyi tutan bir şey gibi. O dengeyi sağlayan hafif bulutsu anlaşılmayan şey, gözettiği bedeni her koşulda sağlam tutmak ister gibi. Ve insana her koşulda güven veren tutunacak dal veya her koşulda açık yuva gibi.

İşte aynen bu açıkça 🙂 anlattığım gibi.

Doğum- ölüm..

Aslında insan için mutlak gerçek iki tane; doğum ve ölüm. Diğer her şey bu iki referans arasında yol alır. Bu ikisi insanı eşitler, adildir, mutlaktır. Ve gerisi sadece algıladıklarımıza verdiğimiz anlamlardadır.

Zor- kolay..

Hayat zor dediğimiz anda bir durup düşünmek gerekir. Her şey zıddıyla var olduğuna göre aynı zamanda hayat kolay olmalı.

Bu durumda ikisinin arası sadece bakış açısı, her şeyi çok katı ve değişmez sanışımız, kurallarımız, ilkelerimiz, yıkılmaz, mutlak sandıklarımız.