Hesap..

Öyle insanlar var ki, yaptıkları anlaşılmıyor, hissedilmiyor sanıyor ama yanılıyor. Ve bir de şunu unutuyor; yaptıkları çok önemli değil, sonucu bir şekilde kendileri düşünecektir. Burada önemli olan, bunu sürekli yapanı fark eden kişinin tavrıdır.

İşte fark eden kişi artık davranış değişikliğine gitmesi gerektiğini anlamalıdır. O bilerek acıtmak isteyen kişi önemli değildir, olmasa da olur, yok hükmündedir, kendini bir kez daha göstermiştir, konu artık kapanmıştır, bitmiştir.

Bu durumda ona aynı şekilde davranmak olmaz, konu budur, o kişi unutulup gidecektir. Gerisinin hesabı diğerindedir.

Kırılganlık..

Neden kırılacaksın ki bir düşün?

Düşündüm de, kırılmam için kuru bir dal gibi veya metal gibi, tahta gibi vs olmam gerekir, yani cansız. Oysa ben canlıyım, yaşıyorum, değişkenim, dış etken karşısında esneyebilirim, bükülebilirim, yani davranış değişikliğine gidebilirim.

Bir etki aldım diye kuru bir dal gibi kırılmam gerekmez. Ben yeşilim, olasılığım, değişebilenim.

Netice kırılgan olmak gerekli değil.

Gemi-liman..

İnsan uçsuz bucaksız denizde yolcu olan bir gemi ve o gemi bazen açık okyanuslarda karda fırtınada yol alır, bazen güllük gülüstanlık bir baharda seyri sefer eder. İki halde zaman zaman değişir ve insan bir gemi bir yolcudur denizde ve bazen dinlenmek için bir liman arar kendine her gemi gibi, o limanı bulan şanslıdır, liman gerçek bir liman ise.

Gerçek liman; gemiye karışmaz, geldin gelmedin, az kaldın çok kaldın demez, gemi limana istediğinde gelir, istediği kadar kalır ve hazır olduğunda tekrar yol alır. Çünkü hayat hareket halidir, duraklamalar tekrar harekete geçmek içindir.

İşte o geminin olduğu gibi sizi hesapsız kabul eden, sorgulamadan dinlendiren, gücünüzü toparlayınca istediğinizde gitmenize fırsat veren limanlarınız olsun.

Sağlıklı mutlu neşeli yıllar dilerim herkese gönlünüzce.