Bekleme..

Hep bekliyorsun ya, birileri bir şey desin güveneyim, yol göstersin öyle yapayım. İçinde bir yer bu eski alışkanlığı hep hatırlatıyor ama artık olmaz.

Doğru; bazı dostlar yol gösterebilir, destek olur ve bazı insanlar köstek olabilir, sıkıntı yok. Çünkü artık bilmen gerekir ki, yol bizim niyetimiz, yapan biz, yapmayan biz, yıkan biz, yani her şey benden bana senden sana.

O yüzden rahat ol, istiyorsan yap istemezsen kalsın, eksilt veya dahil et, sorun yok. Yaşa hayatı işte, ben dediğin kişi kimse, onun ifadesiyle. Sen yapacağını yap, gerisi zaten ilahi düzen, yasalar ve adalet.

Matriks..

İnsan bir matriks içinde yaşarken, onun tek gerçek olduğunu sanıp, çaresiz hisseder. Oysa içinde bulunulan matriks alan tek gerçek değildir, sonsuz sayıda alanlar vardır.

En basiti mesela iş yerindesin, bunalmışsın, hiç bitmeyecek gibi tek gerçek orası ama iş matriksinden çıkınca hava, yeşil, sokaklar, kuşlar, güneş, rüzgar vs başka bir alan açılır. İşte sıkıntılı alanlar için de aynısı geçerli. Yaşamınızdaki sıkıntılı alanlar tek gerçek değil, başka alanlar da var.

Netice istemediğin alanlarda tek gerçeğin gibi yaşama, kısıtlanma, düşün sonsuz olan neden senin için tek alan yaratsın? Bu mantıksız, sorun sadece cesur olup olmamanda.

Kök..

Kök ne kadar önemli, o toprağa sağlam tutununca dallar ve yapraklar keyifle coşar. Kök toprağa doyunca hayata güzelliklerini sunar. Kök çok önemli.

Kök sağlamsa kişi güven içindedir, olmasa da olur diyebilir, cesurdur, ümit doludur.

Ağacın kökü sağlam değilse her rüzgarda yıkılabilir, hayata tutunuşu var yok arasıdır.

Ve kök sağlam değilse kişi güvensiz ve korkular içindedir.

Netice kök çok önemli.