Neşe..

İnsanlar sürekli sorarlar, nasıl daha neşeli olabilirim?

Aslında bunu anlamak için bir deliye bakın mesela, hani her mahallenin bir tane olan delisi var ya, işte ona; deli itilse kakılsa da yine neşelidir, düşse de gülerek kalkar, bazen düşürene öfkeyle saldırsa da birden durabilir, hiçbir şey olmamış gibi gülerek yoluna devam eder veya bağıra çağıra yoluna gider, muhtemelen yol üzerinde başka bir şeye takılır ve biraz önceki konu unutulur.

Yani işte aynen böyle 🙂

Gelelim neşeye; tabi ki deli olmayın, insanların sizi itip kalkmasına izin vermeyin ama yaşadıklarınıza saplanıp da kalmayın asla, aynen o deli gibi düşseniz de kalkabilin, hayat zaten bu ya…

Hayatın olayları hepimiz için o deliyi itip kalkan kişiler gibidir aslında, işte o anlarda o deli gibi yapın, olayı çok içselleştirip büyütmeyin, hafife alın, belki bazen olaylara saldırgan cevap vermeniz gerekebilir, deli gibi dövmek isterseniz dövün bazılarını ama sonrası size bağlı olsun. Yani konuyu uzatmayın, hoşnut olmadığınız kişi ve olayları sürekli yanınızda taşımayın. Hani çocuklar der ya; acımadı ki diye, acısa da aldırmayıp devam eder ya, işte öyle.

Netice gereksiz ciddiyet her zaman derttir kişiye, hepimize.

Takıntılarımız, dertlendiklerimizin altında, bazen derinde bazen hafif yüzeyde her zaman neşe bir yerde vardır daima. Onu çıkarmak her gün atacağımızı adımlara bağlıdır, bazen birden olur ama genelde her şey emekle, davranış değişikliği ile olur.

Bilinçli çabayla üzerinde çalışılan, odağa konulan her şeye hayat cevap verir mutlaka. 20200524_193752

Güven..

Hiç yalvarma, sorgulama, didikleme, herkes ne yaptığını ne hissettiğini kendi bilir. Her insan bir dünya, ne bileceksin ki o koca dünyada neler olup bittiğini! O yüzden korkma, sorgulama, sadece güven kalbinde hissettiğin o hafif veya coşkun sevgiye. Yani sadece kalbi güven. Netice insanları tam olarak bilemezsin asla.